Nüseybe Hilal Zorlu
“Çocuk ve Gençlik Edebiyatında Medya ve Dijitalleşme” başlığı altında, teknolojinin insan davranışlarını, iletişimi, siyaseti, mahremiyeti, kimlik oluşumunu ve gündelik yaşamı nasıl dönüştürdüğü incelenebilir. Film, dizi ve belgeseller bu dönüşümü bazen distopik, bazen de sürreal bir açıyla ancak temelde eleştirel bir yaklaşımla ele almaktadır. Bu incelemeler esnasında insanı ve toplumu temel alan psikoloji ve sosyoloji gibi bilim dalları da sürece önemli ölçüde yön vermektedir. Medya ve Dijitalleşme ile algoritmalar, veri gözetimi, sosyal medya bağımlılığı, yapay zekâ, dijital yalnızlık ve kimlik inşası son yıllarda üzerine çokça araştırma ve inceleme yapılan başlıca konular arasında yer almaktadır.
Medya, bilgi aktaran bir araç olmaktan çıkıp bireyin düşüncesini, psikolojisini ve toplumsal ilişkilerini biçimlendiren güçlü bir mekanizma hâline gelmiştir. Kendi içinde sürekli dönüşen bir tahakküm alanı üretmektedir. Popüler ögelerin zamanla unutulması veya her dönem kalıcılık sağlaması da medyanın bu hegemonyasının bir göstergesidir. Çocukların bu denklemdeki yeri ise hem tartışmaya oldukça açık hem de sınırları kesin olarak çizilemeyen karmaşık bir konumdadır.
İyi seyirler dileriz…
Wall-E (2008)

Wall-E, insanların aşırı tüketim alışkanlıkları ve çevreye verdikleri zarardan ötürü yaşanmaz hale gelen dünyayı temizleyen bir robotun hikayesini konu almaktadır. Yıllarca tek başına çöp toplayan robotun hikayesi, dünyaya gönderilen Eve adlı robotun gelişiyle değişecektir. Filmin temelinde teknolojinin insan hayatını kolaylaştırırken aynı zamanda insanları nasıl bir felakete sürüklediği de ele alınmıştır.
Frontline: Generation Like (2014)

Belgeselde, gençlerin dijital dünyadaki varlıklarını nasıl birer medya ağına dönüştürdükleri ve sevdikleri markalar tarafından nasıl gönüllü birer pazarlamacı olarak kullanıldıkları göz önüne serilmektedir. İçerik üreticisi olmanın ve şirketlerin kâr amacıyla bu dinamikleri nasıl yönlendirdiği eleştirel bir bakış açısıyla analiz edilmiştir.
Lo and Behold: Reveries of the Connected World (2016)

Ünlü yönetmen Werner Herzog, internetin geçmişini, bugününü ve geleceğini incelediği belgeselinde, aslında internetin insan hayatını nasıl etkilediğini ele almıştır. Siber güvenlik, teknoloji ile değişen insan ilişkileri, iş dünyası ve günlük yaşama etkileri başlıca konular olarak görülebilmektedir. Belgeselde özellikle yapay zekâ detaylı bir şekilde incelenmiştir.
Ready Player One (2018)

2045 yılında geçen film, insanların gerçek dünyanın kasvetinden kaçmak için OASIS adlı sanal evrene sığınmasını konu almaktadır. Bir distopya olan bu evrende, milyarder kurucu James Halliday ölmeden önce oyuna bir anahtar saklamıştır. Anahtarı bulan ise devasa bir servetin sahibi olup OASIS’in kontrolünü ele alacaktır.
Childhood 2.0 (2020)

Childhood 2.0, çocukların maruz kaldığı akran zorbalığı, sosyal medya bağımlılığı, depresyon, çevrim içi istismar ve pornografi gibi dijital çağ tehlikeleriyle nasıl karşı karşıya kaldığını gerçek hikayeler üzerinden gözler önüne sermektedir. Belgesel de daha çocukların ruh sağlığına dikkat çekilmektedir.
The Social Dilemma (2020)

The Social Dilemma, sosyal medya platformlarının arkasındaki algoritmaların insan psikolojisi, demokrasi ve toplum üzerindeki etkilerini inceleyen bir belgeseldir. Belgeselde, sosyal medya bağımlılığının ve algoritmaların beş kişilik bir ailenin (özellikle ergenlik çağındaki gençlerin) hayatını nasıl etkilediği incelenmiştir. Aynı zamanda sosyal kutuplaşmalar, yalan haberler, algoritmik manipülasyon ve gençlerin ruh sağlığı gibi spesifik konularda ele alınmaktadır.
The Mitchells vs. The Machines (2021)

Katie Mitchell adlı bir genç kız, sinema bölümünü kazanıp taşınma hayalleri kurmaktadır. Fakat babası Rick gitmeden önce aile bağlarını kuvvetlendirmek istemektedir. Kimsenin hesaba katmadığı bir robot istilası bütün planlarını baştan aşağı değiştirecektir. Film de aynı zamanda teknoloji tarafından hayatları esir alınmış ve iletişim kurmakta zorlanan bir aile konusu işlenmektedir.
Kaynakça:
(Çevrimiçi) www.imdb.com, 19/05/2026





