Almanca ve Türkçe Çizgi Romanlar Alman ve Türk Yazınında Geçmişten Günümüze Karşılaştırmalı Çizgi Roman Tarihi

Hikmet Asutay

Selma Akol

Özet

“Comics” kavramı, birbirini takip eden kısa grafik-çizim ya da resimlerle anlatılan, genellikle çizgi-öykü anlatılarından ortaya çıkmış bir kavramdır. Söz konusu bu kısa görselli öykü kutucuklarına “Comic Strips” ismi verilir. Sayısız mizahi dizinin yanı sıra siyasi, şiddeti yücelten ya da toplumsal içerikli her türden çizgi roman bulunmaktadır. Farklı konulara sahip olan bu çizgi romanların yalnızca çocuklar ve gençler tarafından okunulduğu düşünülse de çizgi romanlar yetişinler tarafından da sevilerek takip edilmekte ve okunmaktadır. Çizgi romanlar, pazar gazetelerinin bir parçası olarak ortaya çıkmış popüler kültür ürünlerindendir ve günümüz çocuk ve gençlik edebiyatında büyük öneme sahiptir. Bu çalışmanın hedefi, çizgi romanın amacıyla birlikte anlamı üzerine de bir giriş yapmak, özelliklerini ortaya koymak ve söz gelimi konuşma balonları, yazı ya da resim vb. açısından Amerika, Almanya ve Türkiye’deki çizgi roman tarihini genel hatlarıyla karşılaştırmaktır. Çizgi romanların kökeni mağara resimlerine, fresklere, heykellere ve duvar halılarına kadar dayanır. Mağara resimleri, freskler, heykeller ve duvar halılarında simgeler kullanılmış, resimlerle hikayeler anlatılmıştır. Bu bağlamda Richard Felton Outcault’a ait “The Yellow Kid” [Sarı Çocuk] ilk çizgi roman olarak tanımlanabilir ve çizgi romanın kaynağının Amerika olduğu söylenebilir. Bu nedenle Almanya ve Türkiye’deki çizgi romanlar, Amerika’nın etkisi altında kalmıştır, denebilir. Esasen İtalyan yazınsal ürünleri de Türkiye’de büyük yankı uyandırmıştır ancak zamanla Almanya ve Türkiye kendi çizgi romanlarını üretmeye başlamıştır.

Anahtar Kelimeler: Çizgi Roman, Resimler, Çocuk ve Gençlik, Amerika, Türkiye’de Çizgi Roman

1. Çizgi Romanların Amaç ve Anlamları

Çizgi roman, resim, çizgi, grafik vb. görsellerle anlatılan bir hikâyedir. Wictionary’e göre çizgi roman, resimli öykü ya da resim dizisi olarak tanımlanır. Amerikalı bir çizgi roman sanatçısı ve kuramcısı olan Scott McCloud, çizgi romanı “Bilgi aktaran ve/veya gözlemci üzerinde estetik bir etki yaratan, uzamsal diziliş ile düzenlenmiş resimli veya daha başka simgeler” olarak tanımlar (McCloud:2001). Böylece McCloud, Will Eisner’in çizgi romanlar için kullandığı “dizi sanat” tanımını benimsemiş olur (Eisner:1985). Bir diğer kavram olan “Comic-strip” kavramı, İngilizcedir ve “strip” sözcüğü şerit anlamına gelir. Comicstrip [Çizgi Roman] kavramı, hem İngilizcede “daily strips” olarak adlandırılan günlük dizi çizgi romanları hem de yine İngilizcede “Sunday pages” diye adlandırılan pazar gazetelerinde yer alan çizgi romanları tarif eder. Çizgi romanların kökeni Amerikan pazar gazetelerine dayanır. Özellikle Amerikan pazar gazetelerinin her bir sayfası çizgi romanlarla doludur ve “Sunday pages” terimi buradan doğmuştur. 1895 yılında Richard Felton Outcault tarafından kaleme alınan “The Yellow Kid” ilk çizgi roman olma unvanına sahiptir.

“Sarı gecelik entarisi ve traşlı kafasıyla Sarı Çocuk, çizgi roman dünyasında asi ve kendine güvenen, Hogan’s Alley’in kenar mahallerinden çıkıp nihayetinde dünyayı dolaşan bir oğlan çocuğu prototipi haline geldi (Meinrenken Jens:2009, 46)”.

Çizgi romanlarda kutucuk ya da konuşma balonunun içine yerleştirilen metin, resim ve çizimlerin yanında yer alır. Bunların içinde roman kahramanlarının söylevleri, düşünceleri ve duyguları bulunur. Çizgi roman konuları gerçek ya da gerçekdışı hikayeler içerebilir. Gazete ve dergilerde birkaç konuşma balonuyla anlatılan hikayeler olduğu gibi parça parça yayınlanan çizgi romanlar da vardır. Bu hikayeler fantastik peri masallarına benzer, kahramanları yaşlanmaz, ölmez ve değişmez. Hem uçabilen, aniden yok olabilen ve kendini zorlu olayların içinden kolayca kurtarabilen yetenekli insanlar, hem de konuşabilen, gülebilen ya da ağlayabilen doğaüstü hayvanlar ve bitkiler çizgi roman kahramanları arasındadır.

Çizgi romanlar, dünya çapında en popüler yazınsal yapıtlar arasındadır. Gazetelerde günlük yatay şeritler, dergiler, albümler ve kitaplar şeklinde tüm dünyada milyonlarca insan tarafından tüketilmektedir. Savaştan sonraki ilk yirmi yıl Almanya’da toplumun ve edebiyat eğitimcilerinin bir kısmı tarafından reddedilmiş olsalar da günümüzde geniş çapta kabul gören okuma materyalleridir. Dahası, belirli bir yazın türü olarak, yani çizilmiş resim dizileri olarak, hatırı sayılır derecede toplumsal ve kültürel itibar kazanmışlardır. Çocukların ve gençlerin yanı sıra yetişkinler de çizgi roman okumakta ve satın almaktadır. Ebeveynler de farklı çizgi roman türlerini takip ederken gelişimleri için faydalı olacağına inandıkları için çocuklarını da çizgi roman okumaya teşvik ederler.

Çizgi romanlar, çocuk ve gençlerin tercih ettiği okuma materyalleri arasındadır. Bu nedenle öğretmenlik bölümlerinde okuyan öğrencilerin, söz konusu materyaller hakkında genel bir bakış kazanabilmeleri için mümkünse farklı türlerdeki çizgi öykü ve romanları tanımaları gerekir. Çocuklara ve gençlere çizgi romanları eleştirel bir biçimde ele alabilmelerini öğretmek için bu alanı çözümlemeyi öncelikle kendilerinin öğrenmesi şarttır. Çizgi romanlar çocuk ve gençler için yazılmış gibi düşünülse de her yaşa ve bu konu ile ilgilenen gruba uygun çizgi romanlar bulunur. Çizgi romanlar yetişkinler tarafından da okunur ve ilgi görür.

Richard Felton Outcalt: The Yellow Kid; Kaynak: www.henrys.de/daniel/cmd/comics/yellow-kid

2. Çizgi Romanın Tarihi

Çizgi romanların kökeni esasen eski çağlara kadar dayanır. Mağara resimleri, freskler, heykeller ve duvar halıları, çizgi romanın ilk biçimleridir. Buralarda sembollerle birlikte birçok görsel kullanılarak bir hikâye anlatılır. Altamira’nın bazı eski taş devri mağara resimlerinde, bacaklara hareket hissi kazandırma çabası bile görülür. Alman yazar Wilhelm Busch (1832-1908), modern çizgi romanların atası olarak kabul edilir.

Wilhelm Busch’un kaleminden “Max und Moritz” (1971 İngilizce çevirisi: www.henrys.de/daniel/cmd/comics)

“Max und Moritz” [Max ve Moritz] isimli hikâyenin ünlü şakalarını da içeren Busch’un sayısız resimli öyküsü, bugün çizgi romanların öncüleri olarak kabul edilir. 1990’larda Amerikan gazeteleri, okur kitlesi için gitgide daha büyük bir savaş vermeye başlar. Buradaki en güçlü silah, ileride yalnızca “comics” olarak adlandırılacak olan “comic supplements” isimli renkli, komik resimler içeren hafta sonu ekleridir. İlk olarak 1896 yılında basımı sorunlu olan sarı rengi gazetelerde basmak mümkün olduğunda, Amerikalı Richard Felton Outcalt bilhassa sarı olacak bir karakter yaratmakla görevlendirilir. Böylece çizgi romanın ilk hali ortaya çıkar: “Yellow Kid”. Ancak bugün birçok gazeteden bildiğimiz şekliyle ilk çizgi roman, yaklaşık bir yıl sonra kendini gösterir. Rudolph Dirks’in çizdiği “The Katzenjammer Kids” [Kaptan ve Çocukları], gerçek bir çizgi romanı oluşturan tüm ölçütleri içermektedir:

1. Öykü birçok resimle anlatılır.

2. Yinelenen karakterler vardır.

3. Metin resme entegre edilmiştir.

Rudolph Dirks’in “The Katzenjammer Kids”i Hearst’in gazetelerinde yayınlanmıştır. (www.henrys.de/daniel/cmd/comics).

Yine de “The Katzenjammer Kids” in Wilhelm Busch’un “Max und Moritz’ini önemli bir rol model olarak aldığı gerçeğini kimse gizlemez. Bu şekilde bakıldığında, isim kombinasyonunun yazın ve temsil biçimi açısından Amerika’dan geldiği söylense de çizgi romanın kökleri Avrupa’ya dayanır. “The Katzenjammer Kids” hala birçok Amerikan günlük gazetesinde yerini korumaktadır. (http://www.geschichte-der- comics.de/html/comic4.html;10.04.2010)

Çizgi romanlarla ilgili en büyük yanılgılardan biri, çizgi romanların erkek çocuklar ya da genç erkekler için üretildiği düşüncesidir. Halbuki, neredeyse kırk yıl boyunca çizgi romanlar yalnızca gazetelerde yer almış ve bu gazeteleri yetişkinler satın almıştır. Carl Barks, Herge, Charles M. Schulz, Morris ya da Uderzo gibi isimler yaklaşık kırk yıl boyunca çizim yaptıklarından, küçük okurlara yetişkin olduklarında bile ulaşabilmişlerdir. Yetişkin bir okur kitlesini hedefleyen çizgi romanlar, 1960’ların sonunda Underground Comix’lerle [Yeraltı Çizgi Romanı] ortaya çıkmıştır (http://de.wikipedia.org/wiki/Comic.;10.04.2010). Çizgi roman satın alan ve okuyanlar arasında yetişkinlerin sayısı çocuklara oranla daha fazladır. Bazı çizgi romanlar, yetişkinlerin daha iyi anlayabileceği ek bilgilere sahiptir. Bu nedenle yetişkinler bu tür çizgi romanları daha çok tercih etmektedir.

Çocuklara özel çizgi romanlar, ABD’de çizgi roman dergilerinin ortaya çıkmasıyla bağlantılı olarak yalnızca 1930’lardan beri mevcutturlar. Bir yandan kitap pazarlarında indirimde olan çizgi romanlar özellikle çocuk ve gençlere yöneliktir, ör. “Micky Maus” (Alm. 1951’den beri), “Superman” (Amerikan İng. 1938’den beri), “Asterix” (Fr. 1959’dan beri); öte yandan yapılarının yanı sıra konu ve içerikleriyle çocuk ve gençler arasında ilgi gören ya da görmüş olan tüm çalışmalar bu yaş gruplarına yönelik çizgi romanlarmış gibi görülür, ör. Hal Foster’ın “Prinz Eisenherz”i (Amerikan İng. 1937’den beri) ya da Charles M. Schulz’un “Peanuts”ı (Amerikan İng. 1950’den beri), (Heckt/Neumann 2001:36). Çocuklar, “Micky Maus” ya da “Tom & Jerry”e gösterdikleri ilgiyi, yukarıda sayılan çizgi romanlara da göstermişlerdir. Hemen hemen tüm çizgi romanların çizgi filmleri yapılmıştır. Çocuklar, bu çizgi filmleri izlemeyi en az çizgi romanları okumak kadar çok sevmişlerdir.

 

İlk sesli filmi Disney yayınlamıştır: Mickey Mouse. Micky, 1933’ten 1975’e kadar Floyd Gottfredson tarafından çizilmiştir ( www.henrys.de/daniel/cmd/comics’ten).

3. Çizgi Roman Tekniği

Çizgi romanlardaki tasarım seçenekleri çeşitlidir ve sanatçıdan sanatçıya değişiklik gösterir. Konturları çizmek için çoğunlukla mürekkep ve fırça kullanılır. Diğer seçenekler ise mürekkepli kalem, çizim kalemi, keçeli kalem ya da fineliner kalemlerdir. Ancak çizgileri en canlı gösteren fırça olduğu için, çoğunlukla fırça tercih edilir. Çerçeveleri ve konuşma balonlarını çizmek içinse, eşit bir çizgi ortaya çıkardığı için sıklıkla çizim kalemi kullanılır. Ancak çizmeye başlamadan önce bir senaryoya ihtiyaç vardır. Günümüzde senaryonun, yazının, kurşun ve çizim kalemi ile yapılan çizimlerin farklı kişiler tarafından yapılması alışılagelmiş bir durumdur (http://de.wikipedia.org/wiki/Comic;10.04.2010). Aktarılmak istenen ileti, hangi tekniğin kullanıldığından daha önemlidir. Bir çizgi romanı oluşturan her kutu, içinde bir ileti barındırır.

Buna göre bu iletiler; okurları deneyim ve hayal gücüne, kişisel bakış açısına ve zihinsel durumlarına göre değerlendirir. Bu fikirden hareketle çizgi romanların görsel bir iletişim aracı olduğu söylenebilir. Resimler, okura yazı olmadan da bir şeyler anlatabilir ve okur ile doğrudan iletişim kurabilir. Bu durum, çizgi romanların gücünü gösterir.

4. Çizgi Roman Okumak

Çizgi roman okumak, öğretilebilen ya da öğrenilebilen kültürel bir tekniktir. Çocuklar her an kolaylıkla bir çizgi roman okuyabilir ancak çizgi roman okumak isteyen yetişkinler, çocukken bu türü daha az okudukları için büyük zorluklarla karşılaşabilir. İçeriğin sıralamasını takip edemezler ya da konuşma balonlarının içinde yazanları okumadan geçerler. Bu nedenle çizgi romanı doğru biçimde anlamakta zorlanırlar. Görsellerin ve konuşma ya da düşünce balonlarının biçim ve düzenlenişinin yanı sıra yazılı metnin biçimi de aktarılan içerik açısından büyük önem taşımaktadır. En az içerik kadar önemli diğer iki unsur ise “Soundwörter” (Onomatopoeia) [yansıma sözcükler] ve hareketleri vurgulamak için kullanılan her türlü Speedlines’lardır [hız çizgileri].

Karikatürlerdeki temalar şu şekilde sınıflandırılabilir: ölüm, sosyo-ekonomik olaylar (fiyat artışları, enflasyon, geçim giderleri, işsizlik, sendikalar, yabancılaşma vb.), siyasi olaylar (partiler, parti liderleri, seçimler vb.), cinsellik, aşk, kadın-erkek ilişkileri, erotizm, spor (futbol, kayak, plaj oyunları, boks vb.), tatil, avcılık, dağcılık, televizyon, insanlar ve saçmalıkları (her zaman ve her dönemde geçerli bir kaynaktır), saçma (kara mizah, absürt temalar, çılgın gerçeküstü karikatürler), okul (öğretmen-öğrenci-veli ilişkileri) vb. (Kar, 1999: 52,53). Çizgi romanlar temalarını her türden alabilir ve bu temalar politik, toplumsal ve sosyal olsun, materyal olarak kullanabilir.

 

5. Çizgi Romanlarda Konuşma Balonları (Baloons)

Konuşma balonlarının (Baloons) sözlükteki anlamının yanı sıra çizgi romanlarda ayrı bir anlamı vardır. Konuşma balonları, içine konuşmaların yazıldığı ve bu konuşmaları dairesel, oval ya da kare ve dikdörtgen şekillerle çevreleyen çizgilerdir. Konuşmaları çevreleyen bu şekiller, resimlere sabitlenir ve bunlara konuşma balonları denir (Kar, 1999:82). Çerçeveli dil; konuşma balonu, doğası gereği ünsüz ve görünmez sesleri yakalamak için kullanılan geçici bir çözümdür. Farklı çerçeveleme biçimleri kısa sürede metnin iletisini ya da atmosferini desteklemeye başlar. Böylece söylenenin bir fısıltı veya bağrış olduğunu ya da belki de yalnızca düşünüldüğünü ve konuşmacının hangi ruh halinde olduğunu görsel olarak göstermek mümkündür. Konuşma balonları diğer metinler gibi okunur (yani batı ülkelerinde soldan sağa; yukarıdan aşağıya). Balonun içindeki “Lettering”, dilin doğasını ve duygusal içeriğini yansıttığı gibi sanatçının biçemini ve kişiliğini de gösterir (http://de.wikipedia.org/wiki/Comic). Çizgi romanlardaki her balon, sanatçının özelliklerini taşır. Bu nedenle sanatçının üslubu çok önemlidir. Baloncukların içinde yer alan yazılar, resimlerle bağlantılı olmalıdır. Resimlerle birlikte iletilmesi hedeflenen iletiler, baloncuklarda yer almalıdır.

6. Amerika’daki Çizgi Romanlar

Bugün bildiğimiz şekliyle çizgi romanın doğum yeri Amerika’dır. İlk çizgi roman, yayıncı Joseph Pulitzer ve sanatçı Felton Outcult tarafından 16 Şubat 1895’te piyasaya sürülen “The Yellow Kid” olarak kabul edilir. Bu ilk basılı çizgi roman figürü, muazzam bir başarı kazanır ve yalnızca okurları arasında popüler olmakla kalmaz, aynı zamanda sigara reklamlarında da yer alır. Ayrıca Merchandiser aracılığıyla oyuncak olarak da satışa sunulur, hatta bir Broadway müzikali için ilham kaynağı olduğu bile söylenir.

“The Yellow Kid” bir kitapçık olarak değil, bir gazetenin hafta sonu sayılarında bir dizi biçimde yayınlanmıştır. Sabit karakterler, konuşma balonlarında yer alan diyaloglar ve bir dizi resimle anlatılan, birbirini takip eden konular, genel olarak çizgi romanların önemli unsurlarını ortaya koyar.

Çizgi romanların her hafta yayınlanması güncel olaylara da atıfta bulunmalarına olanak sağlamıştır. Örneğin, 1920’de Amerika’da kadınlara oy hakkının tanınmasına çizgi romanlar, kadın karakterlerin başrol oynadığı çokça çizgi film üretmekle karşılık vermişlerdir.

Hayvanların kişileştirme yoluyla canlandırıldıkları halleri ile karşılaştığımız çizgi romanlar, başarıyı ancak 1923 yılında Pat Sullivan’ın çizgi filmlerinden bilinen “Kater Felix”i [Kedi Felix] kâğıda geçirmesiyle yakalar.

Outcault, R.F., “The Yellow Kid und sein neues Phonograph”[Sarı Çocuk ve Yeni Fonografı], New York Journal, 25 Ekim.1896, Mass.: Kitchen Sink Press, 1995. Sayı 42.

Bu başarıyı 1930’da o zamandan beri sayısız değişikliğe uğrayan ancak güncelliğini kaybetmeyen “Mickey Mouse” ile Walt Disney izler. Disney hayvan dünyasının bir diğer ünlü temsilcisi, anti-kahraman ördek “Donald Duck” da 1938 yılında ortaya çıkar ve Carl Barks’ın etkisiyle yalnızca özgün karakterli bir figür olmakla kalmaz aynı zamanda meşhur olur ve yanına çokça faklı karakter eklenir. Sosyal koşullara uyum sağlamanın bir göstergesi olarak, Donald Duck’ın asabi, mütemadiyen başarısız ve tembel ancak yine de sevimli yapısının artık en azından Amerika’da hoş karşılanmadığı söylenebilir. Çalışkan yeğenleri (başlarda küçük şeytanlar) ve büyük kapitalist “Scrooge Amca” (başlangıçta Dickens’in Noel hikayesindeki huysuz varyemez “Scrooge” dan esinlenilmiştir) günümüzde daha popülerdir, muhtemelen “bulaşıkcılıktan milyonerliğe” diye tanımlanabilecek Amerikan rüyasına daha uygun oldukları için.

 

Carl Barks ilk çıkışını “Donald Duck” ile yapar ve Disney’in en iyi ve en popüler karikatüristi olur. Varyemez Dagobert 1947’de, şanslı Gustav Kazı 1948’de, açgözlü Beagle Boys ve dahi Gyro Gearloose 1962’de eklenir. Hayranlar tarafından teşvik edilen Barks, 1980’de 42.000 dolara müzayedeye çıkan birkaç adet Donald yağlı boya resmi ortaya koymuştur. Barks Donald’ı 1968’e (?) kadar çizmeye devam etmiştir, (aus: www.henrys.de/daniel/cmd/comics).

7. Almanya’da Çizgi Romanlar

Alman çizgi romanları, E.O. Plauen’in 1934 tarihli “Vater und Sohn”u [Baba ve oğul] (bu hikâye çizgi romandan çok resimli bir hikâyedir) ve Rolf Kauka’nın “Fix und Foxi”si [Fix ve Foxi] (953’ten beri) gibi istisnalar dışında, geniş çapta bir yayılım gösterememiştir. Bugün bile Almanya’da sunulan çizgi romanların çoğu, Amerikan lisanslı yapımlardan oluşmaktadır. Ancak bunlarla beraber, Belçika (Michael Vaillant, Lucky Luke, Şirinler), İtalya (Marco Polo, Akim) ve Fransa’dan da (Asterix ve Obelix) yapımlar değerlendirilmiştir. Çocuk ve gençlik yazını uzmanı Bernd Dolle-Weinkauf Almanya’da genel olarak çizgi roman ve özel çizgi romanlar hakkında çokça ve ayrıntılı çalışmalar yürütmüştür. Almanya’daki araştırmaları ise şu ifadelerle değerlendirmiştir:

“Araştırmalarımız, Almanca konuşulan diğer pazarların büyük ölçüde tedarik sağladığı Batı Almanya’ya odaklanıyor, aynı zamanda ulusal yazınsal özellikler üzerinde fazla durmaksızın İsviçre ve Avusturya gibi Almanca konuşulan ülkelerden de esinlenmektedir. Başlıklar da büyük Alman kültür sahiplenmesini hedeflememektedir; böyle bir girişim, Batı Alman çizgi roman pazarının uluslararası ve yabancı yazarlar, diziler, yapımcılar ve kuruluşlar tarafından domine edildiği düşünülürse, yalnızca gülünç bir girişim olacaktır”. (Dolle-Weinkauff 1990: 15)

Çizgi roman alanında yabancı ürünlerin etkisi, Almanya’da yerli ürünlerin gelişmesini sağlar. Almanya; sosyal, politik ve ekonomik açıdan yoğun bir biçimde etkilendiği I. ve II. Dünya Savaşı dönemine girer. Bu durum tabii ki tüm yaşamla birlikte çizgi roman sanatını da etkiler. Tüm toplumsal yaşamı yeniden inşa etmeye çalışan Almanya, çizgi roman kültürünün temellerini atamaz. Aksine, yabancı çizgi roman matbaalarının sayısı fazladır ve Almanya bu kitapların satışından iyi bir kazanç elde etmektedir. Walt Disney karakterleri, Almanya’daki en popüler çizgi romanlar arasındadır. Bugün, Japon çizgi romanları da Almanya’da çok popülerdir. Bu nedenle Japon yayınları, Almanya’daki Amerikan yayınları ile rekabet halindedir.

(bkz: www.henrys.de/daniel/ cmd/comics)

8. Türkçe Çizgi Romanlar

Türkiye’de uzun yıllardır aralıklı ve sürekli olarak (yetmiş yıl) çizgi romanlar yayımlanmaktadır. Türkiye’de yaratılan çizgi romanlar bu tarih göz önünde bulundurulduğunda, çağdaş olabilir. Yerli çizgi romanlar var olsa da çizgi roman denilince ilk akla gelen yabancı çizgi romanlardır. Bunun birkaç nedeni vardır. Öncelikle Türkiye’de çizgi roman sanayi ürünü olarak görüldüğü için yeterince gelişmemiştir. Nicelik ve nitelik olarak yabancı çizgi romanlarla rekabet edememişlerdir. Çoğunlukla gazetelerden maddi destek alarak ayakta kalabilmişlerdir. Bir diğer neden de karikatüristlerin çizgi romanları çocukları düşünerek yaratmamış olmalarıdır. Çizgi romanlar, genellikle gençler ve yetişkinler için yaratılmıştır, çünkü çocuklar için çizgi roman satışı azdır. Kendileri yeterli ekonomik imkanlara sahip olmadıkları için, çocuklara özgü çizgi romanlar oluşturamamışlardır. Bu nedenle çizgi roman yazarları ekonomik nedenlerle düzenli olarak gazetelerde çalışmışlardır.

metin içeren bir resim

Açıklama otomatik olarak oluşturuldu

Oğuz Aral: (Gırgır; tr.wikipedia.org/wiki)

1970’lerin başında çıkan “Oğuz Aral”ın “Gırgır” adlı dergisi büyük ilgi görür. Yarım milyona yakın satışı ile benzer dergilerin ortaya çıkmasına da neden olur. Pek çok çizgi roman yazarı, “Gırgır” adlı dergiyle üne kavuşmuş ve son yıllarda önemli dergiler çıkarmışlardır. “Gırgır” dergisinden esinlenerek ortaya çıkan birçok mizah dergisi ve çizgi roman olmuştur ve bunlar günümüze kadar ulaşmıştır.

Gırgır Dergisi (: tr.wikipedia.org/wiki) Çizgi roman tarihinden yazar ve çizer“Abdülcanbaz”

Başlardaki ilgiye rağmen, Amerikan çizgi romanları Türkiye’deki etkisini yavaş yavaş kaybetmiştir. Bunun nedeni baştan aşağı yaşanan değişikliklerdir. 1940’tan itibaren çizgi romanların “altın çağı” gazetelerle sınırlı kalmış ve önemini yitirmiştir. O yıllarda “Superman ve Batman” gibi yeni nesil çizgi romanlar ortaya çıkmıştır. Bu çizgi romanlar Türkiye’de büyük yankı uyandıramamıştır (anca sinema filmleri sonradan büyük başarı elde etmiştir). Bu nitelikli kalıplar ancak yayımlandıktan yarım asır sonra kendilerine yer edinebilmişlerdir. Türkiye’de çizgi roman denilince akla ilk olarak İtalyan endüstrisinin çizgi romanları gelir. “Asterix”, “Tenten” ve “Red Kit” gibi İtalyan çizgi romanlar, uzun süredir yayımlanmakta ve satışa sunulmaktadır. Bu çizgi romanların dışında diğer İtalyan çizgi romanları popüler olamamışlardır. Dünyada giderek artan bir ilgi gören Japon çizgi romanları “Manga”, birkaç istisna dışında Türkiye’de yayımlanmamıştır. Yayınevleri mangalarla ilgilense de düşük orandaki satışlar nedeniyle bu dergileri yayınlamaktan kaçınmışlardır.

Okur sayısı düşerken yaş ortalaması yükselmiştir. Bu okurların beklentisini karşılamak için koleksiyon mağazaları açılmıştır. Bugün, bu mağazalarda çok sayıda eski ve az satan çizgi roman satışa sunulmuştur. Türkiye’de çizgi roman pazarlarını destekleyen herhangi bir sivil veya resmi kurum bulunmamaktadır. Dergiler, bu dergilerin sahibi yazarlar tarafından yayınlanmaktadır.

 

Türkiye’deki bazı ünlü çizgi romanlar arasında, Turhan Selçuk’un (1922-2005) siyasi-eleştirel ve mizahi dizi öyküsü “Abdülcanbaz”, Suat Yalaz’ın tarihsel kahramanlık öyküsü “Karaoğlan”, Sezgin Burak’tan “Tarkan”, Ayhan Başoğlu’dan “Malkoçoğlu”, Oğuz Aral’ın komik günlük hikayesi “Avanak Avni”, Bülent Arabacıoğlu’ndan komik ve eleştirel anti-kahraman hikayesi “En Kahraman Rıdvan”, “Karabasan” ve “Şehir Köpeği” gibi isimler sıralanabilir.

Turhan Selçuk’un kaleme aldığı “Abdülcanbaz” adlı çizgi roman öyküsü, ilk kez 1957’de bugün hala aynı isimle yayınlanan “Milliyet”te yayımlanmış ve 40 yıl boyunca 34 sayıya ulaşarak birçok kez onurlandırılmıştır. 1972 ve 1994-1998 yıllarında bu hikâye bir tiyatro oyunu olarak da sahnelenmiştir. 1990’larda PTT, “Abdülcanbaz” pulları çıkarmıştır. Türk karikatürünün kurucusu olarak adlandırabileceğimiz Turhan Selçuk hakkında Mehmet Canpolat şu ifadeleri kullanmıştır:

“Turhan Selçuk, kendisinin de bir insan olduğunu unutmadan, kendini insanlara karşı sorumlu hisseden, sanatında usta bir isimdir. İnsanlar ve onların sorun ve endişeleri, bir sanatçı olarak onun her zaman çıkış noktası olmuştur. Türkiye’deki bazı çevreler onu anlaşılmaz veya çokça soyut bulsa da Selçuk hep var olmuştur. Ülkesindeki toplumsal aydınlanma sürecindeki öncü rolünden asla vazgeçmemiştir. Bu nedenle haklı olarak “modern Türk karikatürünün babası” olarak anılır (Canbolat 2004:21-22).”

“İyi”yi ve “dürüst”lüğü temsil eden kahraman “Abdülcanbaz”, ilk bakışta sempatik görünür ancak hurafelere, İslami köktendinciliğe, kalkınma düşmanlığına vb. karşı grubuyla savaşmak zorundadır. Türk okurlar için “Abdülcanbaz” çizgi romanı yalnızca bir çizgi roman değil, Türkiye’de 1950’lerden bu yana uzun bir gelenek ve entelektüellerin, diğer bir deyişle Türk aydınlanma akımını benimseyenlerin, sosyo-politik ve eleştirel konumunun simgesel bir adıdır. Bunlar aynı zamanda eleştirel mesafe ve çağdaş eleştiri olarak da değerlendirilebilecek çağdaş tarihe eleştirel bir bakış için ifade edici bir işleve sahiptir. Belki de bu yüzden, “YKY” (Yapı Kredi Yayınları) gibi Türkiye’nin en büyük yayıncılarından biri, bir Türk çizgi roman klasiği olarak kabul edilen tüm seriyi yeniden yayınlamıştır.

9. Sonuç

Genel bir bakışla Amerikan ve Alman çizgi romanlarının Türk çizgi romanlarından daha eski bir geleneğe sahip olduğunu söyleyebiliriz. Bu konu esasen sosyokültürel, ekonomik, dilin toplumsallığı ve okuma kültürü açılarından derinlemesine incelenmesi gereken bir konudur. Yukarıda açıklandığı gibi ilk örnekler batı ülkelerinden örnek alınmış, tercüme edilmiş ya da uyarlanmıştır. 1950’lerden bu yana Türk çizgi romanı, içinde çizgi roman hikayeleri bulunan günlük gazetelerle büyük bir ivme kazanmıştır. Özellikle “Abdülcanbaz”ın sosyo-eleştirel ve politik hikayesi ya da kahramanlık gösteren figürlerin (ör. Malkoçoğlu, Kara Murat vb.) başarısından sonra çizgi romanların sayısı giderek artmaktadır. Bu kültürel alışveriş sayesinde Türkiye hem gençler hem de yetişkinler arasında çokça sevilen kendi çizgi romanlarını ortaya çıkarmış ve yayılımını sağlamıştır.

10. Kaynakça

Canbolat, Mehmet (2004): Turhan Selçuk – Vorreiter der Karikatur in der Türkei, Entwicklungspolitik Dergisi

Dolle- Weinkauff, Bernd (1990): Comics, Geschichte einer populären Literaturform in Deutschland seit 1945, Beltz Yayınevi, Weinheim und Basel ISBN3407565216

Eisner, Will (1985): Comics und Sequential Art, Poohause Press, ISBN 0-9614728-1-2

Heckt/Neumann (2001): Deutschunterricht von A bis Z

Kar, İsmail (1999): Karikatür Sanatı, Türk Tarih Kurumu Basımevi, T.C. Kültür Bakanlığı, Ankara, ISBN 9751721768

Kinder-/Jugendliteratur und Medien in Forschung, Schule und Bibliothek 09.2009, kopaed

McCloud, Scott (2001): Comics richtig lesen, Carlsen Yayınevi, Hamburg, ISBN 3-551-74817-9

Meinrenken, Jens (2009): Ver-rückte Bilder!, Wenn Kunst- und Bildgeschichte ich im Comic begegne, Sayfa 46: Kinder-/Jugendliteratur und Medien in Forschung, Schule und Bibliothek 09.3. Thema: Harr! Harr! – Comic in Kinder- und Jugendliteratur, 61.Jahrgang, 3.Cilt. kopaed

İnternet Kaynakları:

http://www.geschichte-der-comics.de/html/comic4.html;10.04.2010 www.henrys.de/daniel/cmd/comics http://de.wikipedia.org/wiki/Comic;10.04.2010

Almancadan Türkçeye Çeviren: Meltem Kılıç
Çeviri Editörü: Tuğçe Ören
Kaynak Metin: “Comics im Deutsch-und Türkischem”, Uluslararası İnsan Bilimleri Dergisi, Cilt: 10, Sayı: 1, 2013, s.1456-1469.

Bu yazıyı paylaşın
error: İçerik koruma altındadır!!
Scroll to Top