Zorbalık ve Huysuz Uğurböceği

Asalet Erten

Günümüzde zorbalık ya da akran zorbalığı gündemi işgal eden konulardan birisi olmuştur. Ama her davranışa da zorbalık denemez. Zorbalığın tanımını yapmak önemlidir çünkü tanım belirsizleştikçe davranışın zorbalık olduğunu anlamak zorlaşır. Zorbalığın en önemli kriteri sürekliliğinin olması ve kasıtlı yapılmasıdır.

Uzman psikolog Büşra Tarçalır Erol’a göre ‘zorbalık sadece fiziksel olarak güçlü olmakla ilgili değildir. Red Kit çizgi romanlarındaki ünlü Dalton kardeşlerden Joe Dalton, en kısa boylu kardeş olmasına rağmen bütün hain fikirler ondan çıkar. Aynı şekilde zorbalığa hedef olanlar da sadece minyon yapılı, yaşıtlarına göre ufak tefek olanlar değildir’ (2019: 29)

Akran zorbalığı konusundaki ilk bilimsel çalışmalar Norveçli araştırmacı Dan Olweus tarafından yapılmıştır. Olweus , bu kavramı ‘bir ya da birden çok öğrencinin kendilerinden çok daha güçsüz bir öğrenciye kasıtlı olarak tekrar eden bir biçimde olumsuz eylemlerde bulunması‘ şeklinde tanımlamıştır (1993) Tanımlardan anlaşıldığı üzere Tarçalır Erol ile Olweus aynı görüşte değildir. Tarçalır Erol her zaman zorba güçlü olan değildir ama Olweus ise güçlü olandır demektedir.

Ayas ve Pişkin’e göre ise zorbalık güç dengesizliğinin fiziksel veya psikolojik boyutta olduğu durumlarda ortaya çıkmaktadır (2011). Bu görüşe Rigby de katılmakta ve zorbalık ‘zarar verme isteği duyan canlının bu isteğini doyurmak için kendisinden fiziksel, psikolojik ve zeka düzeyi bakımından daha aşağıda bulunanları tekrarlayıcı bir biçimde rahatsız etmesidir’ diye tanımlar (1999).

Bu durumda, zorba, fiziksel ve psikolojik açıdan mağdurdan kendini daha güçlü hissederek onun üzerinde baskı kurabileceği inancına sahiptir. Mağdur ise kendini zorbadan daha zayıf algılayarak kendini savunamayacağını düşüncesi içindedir.

Zorbalık davranışı geçmiş zamanlarda var olduğu gibi günümüzde de hükmünü ve varlığını artırarak devam etmektedir. Zorba kendinde mevcut olan gücü kendisinden daha zayıf ve güçsüz olanları incitmek, korkutmak ya da alay etmek, dalga geçmek için kullanmaktadır.

Zorbalıkta kullanılan yöntemlere gelimce, dolaylı ya da dolaysız olabilir. Fiziksel, sözel, sosyal ve siber (sanal ortamda) zorbalık şeklinde uygulanabilir. Sözel uygulama; küçümseme, aşağılama, iftira atma, azarlama ve alaycı tutum içerir. Fiziksel uygulama; fiziksel şiddet ve tutum sergiler. Sosyal uygulama; söylenti çıkarmak/yaymak, dedikodu yapmak, görmezden gelmek, kötü söz söylemek, dışlamak olabilir. Siber uygulama ise dijital teknolojiler kullanarak hedef seçilen kişileri korkutmak, kızdırmak ve utandırmaya yönelik davranıştır (Ogelman 2022).

Zorbalığın zorba ve mağdur (kurban) üzerindeki etkileri de düşünülmelidir. Bu durumda zorbalığı yaşayan hem mağdurun hem de zorbanın içine düştüğü sosyal ilişkileri, psikolojisi ve sağlığı olumsuz etkilenmektedir. Bu olumsuzluk acı çektirmek şeklinde açıklanabilir.

Zorbalık kavramı ve ona yaklaşımları, yöntemleri açıkladıktan sonra bu makalenin odağını Eric Carle’nin zorbalığı hayvanlar üzerinden anlattığı ‘Huysuz Uğurböceği’ başlıklı resimli çocuk kitabı örneğini inceleyelim. Eric Carle (1929 – 2021) çocuk kitapları yazarı ve çizeri olarak erken çocukluk edebiyatı içinde yerini almıştır. Güzel sanatlar ve grafik eğitimi almıştır. 70’ten fazla çocuk kitabı yazmış ve resimlemiştir. Bu alanda pek çok ödülü bulunmaktadır. Ayrıca Amerika Birleşik Devletleri’nin Amherst şehrinde bulunan The Eric Carle Museum of Picture Art çokça ziyaret edilen bir resimli çocuk kitapları müzesidir.

Eric Carle çocukluğundan başlayarak doğa ile iç içe olmuştur. Bunu babasıyla doğada yaptıkları gezintilerde bitkileri ve hayvanları tanımasına borçludur. Carle doğayı gözlemleyerek, kendi çocukluk deneyimlerinden faydalanarak, çevrenin doğayla ne kadar ilgili olduğunu düşünüp yaratıcılığını kullanarak çocukları bir yolculuğa çıkartmakta hem öğreterek hem de eğlendirerek onların dünyasında varlığını sürdürmüştür. Hikayelerini resimle tamamlayarak çocuk okura doğada bir gezinti yaptırıp sözel ve görsel bir şölen sunmaktadır. Kitaplarında kolaj tekniğini kullanarak ve parlak renklerle çocukların dünyasını aydınlatmaktadır.

‘Huysuz Uğurböceği‘ (The Bad- Tempered Ladybird, 1977) Türkçeye Kuraldışı Yayınları tarafından 2016 yılında Nil Gün tarafından çevrilmiştir. Kare şeklinde bir kitaptır. 4 yaş üstü çocuklara hitap eder ve 44 sayfa uzunluğundadır. Kitap ilerledikçe yazım puntoları değişerek büyümektedir çünkü kitabın kahramanı olan huysuz uğurböceği küçükten büyüğe doğru diğer hayvanlarla karşılaşmaktadır. Hayvanların cüssesi ile orantılı olarak böyle bir yöntem izlenmiştir. Örneğin, kitabın başında huysuz uğurböceği bir başka uğurböceği olan sevecen uğurböceği ile karşılaşınca punto küçük ama kitabın en sonunda bir balina ile karşılaşınca punto çok büyümüş ve adeta balina ile orantılı olarak devleşmiştir. Böylece metin ve resim uyumu sağlanmaktadır. Okul öncesi dönemde çocuk okur okuma yazma bilmediği için resimler çok önemlidir. Resimler aslında metnin açıklayıcısıdır. Çocuk hikayeyi resim yoluyla tahmin ettiği için resimle görsel okuma yapmaktadır.

Huysuz Uğurböceğinin hikayesi sabah saat 5 de güneş doğarken başlar. Sevecen uğurböceği kahvaltı için bir yaprağın üzerinde gördüğü yaprakbitlerini yemeye karar verir. Yaprakbiti yaprakların suyunu emen küçük bir böcektir. Yaprağın suyu bittikten sonra yapraklar ölür. Uğurböcekleri yaprakbitlerini yedikleri için bu ağaçlar ve bitkiler için faydalı bir şeydir. Ama tam o sırada huysuz uğurböceği de aynı şeyi yapmaya karar verir çünkü onun da kahvaltı saati gelmiştir. ‘Günaydın‘ diyen sevecen uğurböceğine ‘Git Günaydın‘ diyen bağırır huysuz uğurböceği ve yaprakbitlerini kendisinin yiyeceğini belirtir. Sevecen uğurböceği paylaşmayı önerir ama huysuz uğurböceği bunu kabul etmez. ‘Hayır, onlar benim, hepsi benim’ diyerek bağırır ve ‘Yoksa yaprakbitlerini yemek için benimle kavga mı etmek istiyorsun‘ diye sorar. Bunun üzerine sevecen uğurböceği ‘İlle de istiyorsan neden olmasın? diye nazikçe konuşur. Bu beklenmedik tepki karşısında huysuz uğurböceği geri adım atar çünkü kendinden daha az emin görünmektedir. Ama ‘Ay sen, benimle kavga etmek için yeterince büyük değilsin ‘der. ‘Peki o zaman sataşmak için neden daha büyük birisini bulmuyorsun‘ diye sevecen uğurböceği sorar. Huysuz uğurböceği ise ‘görürsün sen gününü‘ diye söylenip şişinerek uçup uzaklaşır.

Saat 6 da huysuz uğurböceği bir yabanarısı ile karşılaşır ve ona ‘kavga etmek ister misin? Diye sorar . Yabanarısı ise iğnesini göstererek ‘İlle de istiyorsan‘ diye cevap verir. Ama huysuz uğurböceği ‘Yok yok, sen yeterince büyük değilsin‘ diyerek hızla uzaklaşır.

Saat 7 de huysuz uğurböceği bir geyikböceği ile karşılaşır ve ona ‘kavga etmek ister misin? diye sorar. ‘İlle de istiyorsan’ diye keskin çenesini açarak geyikböceği cevap verir. Huysuz uğurböceği ‘Ay, sen yeterince büyük değilsin‘ diyerek yine hızla uzaklaşır.

Saat 8 de huysuz uğurböceği bir peygamberdevesi ile karşılaşır ve ona ‘Hey, sen kavga etmek ister misin?’ diye sorar ‘İlle de istiyorsan‘ diye peygamberdevesi uzun ön bacaklarını uzatır. Bunun üzerine huysuz uğurböceği Ama yine ‘Ay, sen yeterince büyük değilsin‘ diyerek hızla uzaklaşır.

Saat 9 da huysuz uğurböceği bir serçe ile karşılaşır ve ona ‘Hey, sen kavga etmek ister misin? diye sorar. ‘Bunun üzerine huysuz uğurböceği‘ Hımm, sen yeterince büyük değilsin’ diyerek hızla uzaklaşır.

Saat 10 da huysuz uğurböceği bir ıstakoz ile karşılaşır. Yine ‘Hey, sen kavga etmek ister misin ? ‘diye sorar. ‘İlle de istiyorsan diye ıstakoz kıskaçlarını uzatır. Bunun üzerine ‘huysuz uğurböceği ‘Ay, sen yeterince büyük değilsin’ diyerek uzaklaşır.

Saat 11 de huysuz uğurböceği bir kokarca ile karşılaşır. Ona ‘Hey, sen kavga etmek ister misin? diye sorar. ‘İlle de istiyorsan diye kokarca kuyruğunu havaya kaldırır. Aynı şekilde huysuz uğurböceği ‘Pöf, sen yeterince büyük değilsin‘ diyerek hızla uzaklaşır.

Öğlen saat 12 de huysuz uğurböceği avını sıkıca sarmış bir boa yılanı görür. Ona da ‘Hey, sen kavga etmek ister misin?‘ diye sorar. ‘İlle de istiyorsan öğle yemeğimi bitirir bitirmez‘ diye yılan tıslar. Yine huysuz uğurböceği ‘Ay, sen yeterince büyük değilsin‘ diyerek uzaklaşır.

Saat 1 de huysuz uğurböceği bir sırtlana rastlar. Ona ‘Hey sen, kavga etmek ister misin?’ diye sorar. ‘İlle de istiyorsan diyerek sırtlan ürkütücü bir kahkaha atıp dişlerini gösterir. Bunun üzerine huysuz uğurböceği hızla uzaklaşır.

Saat 2 de huysuz uğurböceği bir gorille karşılaşır. Ona ‘Hey, sen kavga etmek ister misin?‘ diye sorar. ‘İlle de istiyorsan’ diyerek goril göğsünü yumruklar. Bunun üzerine huysuz uğurböceği ‘Ay, sen yeterince büyük değilsin’ diyerek hızla uzaklaşır.

Saat 3 de huysuz uğurböceği bir gergedana toslar. Ona ‘Hey, sen kavga etmek ister misin?‘ diye sorar. ‘İlle de istiyorsan’ deyip gergedan boynuzlarını aşağı indirip dövüşmeye hazır olduğunu gösterir. Bunun üzerine huysuz uğurböceği ‘Yok yok sen yeterince büyük değilsin‘ diyerek hızla uzaklaşır.

Saat 4 de huysuz uğurböceği bir fille karşılaşır. Ona ‘Hey, sen kavga etmek ister misin?‘ diye sorar. ‘İlle de istiyorsan’ deyip fil hortumunu kaldırıp kocaman fildişini gösterir. Bunun üzerine huysuz uğurböceği ‘Ay, sen yeterince büyük değilsin‘ diyerek hızla uzaklaşır.

Saat 5 de huysuz uğurböceği bir balinaya rastlar. Ona 2 Hey, sen kavga etmek ister misin?‘ diye sorar ama balina hiç cevap vermez. Huysuz uğurböceği hep söylediği gibi yine ‘Ay, sen zaten yeterince büyük değilsin der ve oradan uzaklaşır. Saat 5.15 de balinanın yüzgeçlerinden birine ‘Hey, sen kavga etmek ister misin?’ diye sorar. Ama cevap yoktur. Saat 5.30 da balinanın diğer yüzgecine ‘Hey, sen kavga etmek ister misin?’ diye sorar. Ama yine cevap alamaz. Saat 5.45 de balinanın kuyruğuna ‘Hey, sen kavga etmek ister misin?‘ diye sorar. Ama bu bu defa balina kuyruğunu sallayarak huysuz uğurböceğine kocaman bir şaplak atar. Bunun üzerine huysuz uğurböceği denizin üzerinden savrularak karaya doğru yönlenir. Balinanın büyüklüğü 6.5 sayfa olarak verilmiştir. Yarım sayfa kuyruğa aittir ve kuyruk sayfası açılıp kapanmaktadır.

Saat 6 da huysuz uğurböceği başladığı noktaya geri dönmüştür. Onu görünce sevecen uğurböceği ‘Döndün ve çok acıkmış olmalısın. Ama hala yaprakbiti var. İstersen akşam yemeği olarak yiyebilirsin‘ der. Bunu duyan ıslak, yorgun ve aç huysuz uğurböceği ‘Oh, teşekkür ederim‘ dedi. Bir süre sonra bütün yaprakbitleri bitti. Yaprak da mutluydu ve teşekkür etti. Böylece iki uğurböceği de uykuya daldılar.

Huysuz uğurböceği daha öncede belirtildiği üzere sırasıyla sevecen uğurböceği, yabanarısı, geyikböceği, peygamberdevesi, serçe, ıstakoz, kokarca, boa yılanı, sırtlan, goril, gergedan, fil ve balina ile karşılaştı. Küçük büyük her hayvan kendisine ‘Sen kavga etmek ister misin?‘ diye sorulduğunda gerekçelerini söylediler ama ‘Ay, sen yeterince büyük değilsin‘ cevabı karşısında huysuz uğurböceğine haddini bildirecekleri mesajını verdiler. Ama huysuz uğurböceğinin sürekli ısrarlı ve kasti davranışından anlaşılacağı üzere zorbalığı apaçık ortada idi. Hep zorba yaklaşımı ve yöntemlerini sergiledi. Onun yöntemi sözel uygulama idi çünkü kendi cüssesine bakmadan karşısına kim gelirse gelsin aşağılamak, küçümsemek ve alay etmek yolunu tercih etti. Paylaşmayı hiç aklına getirmedi. Kendisinin herkesten büyük ve önemli olduğunu düşündü. Bu nedenle her zaman kavgaya tutuşmaya hazırdı. Ama balina ona en sonunda dersini verdi. Nihayet hatasını anlayan huysuz uğurböceği teşekkür ederek yaprakbitlerini paylaşarak yemeği öğrendi.

Olweus zorbalığı ‘genel olarak anti-sosyal davranışın ve kurallara karşı durma davranışının bir sonucu olarak gözlemlememiştir. Zorbalar farklı ortamlar ve olaylarda da bu davranışları oldukça kararlı, tutarlı bir özellikle sergilemeye devam etmişlerdir (1995). Benzer şekilde huysuz uğurböceğinin karşısına hangi hayvan çıkarsa çıksın ister küçük ister büyük olsun davranışı ve söylemi değişmemiştir.

Maden, Çınar ve Maden’e göre ‘zorbalık davranışında bulunanlar diğerleriyle karşılaştırıldığında özgüvenlerinin daha düşük, depresif ve kaygı seviyelerinin daha yüksek olduğu, yalnızlık duygusunu yoğun yaşadıkları, arkadaşlık ilişkilerinin kopuk olduğu görülmektedir (2025: 71).Bu durumda, huysuz uğurböceğinin neden böyle davrandığı daha iyi anlaşılmaktadır. İletişim bozukluğu yaşamaktadır. Ama sevecen uğurböceği ona paylaşmayı, teşekkür etmeyi sonunda öğretmiştir.

Çocuk okurlar bu huysuz, kendisini bir şey sanan uğurböceğine çok gülmüşleredir ama kuşkusuz ondan da çok şey öğrenmişlerdir. Ayrıca, Carle’nin yaratıcılığını vurgulayan özel kesim sayfalar çocukları zaman, büyüklük, şekil ve davranışlar olarak keşfe çıkarmıştır.

Kaynakça

Ayas, T ve Pişkin, M (2011) Lise Öğrencileri Arasındaki Zorbalık Olaylarının Cinsiyet, Sınıf Düzeni ve Okul Türü Bakımından İncelenmesi. İlköğretim Online 10 8/2. 550-568.

Carle, Eric (2020) The bat-Tempered Ladybird. UK: Penguin Random House. First edition 1977.

Carle, Eric (2016) Huysuz Uğurböceği. (Çev.) Nil Gün. İstanbul: Kuraldışı Yayınları.

Maden, H, Çınar, H., Maden, Ö (2025) Okullarda Akran Zorbalığı: Literatür Taraması. UPUES Journal Cilt: 2 Sayı: 1. 69-95.

Ogelman, G (2022) Küçük Çocuklarda Saldırganlık ve Zorbalık. Ankara: Nobel Yayıncılık.

Olweus, D (1993) Bullying at School. What We Know and What We Can Do. Cambridge: Blackwell.

Orweus, D (1999) Sweden. İçinde (Ed.) P. K. Smith et al. The Nature of School Bullying: A Cross National Perspective. London / New York: Routledge. 7- 27.

Ribgby, K (1999) What Harm Does Bullying Do. Children and Crime: Victims and Offenders Conference. Australian Institute of Criminology.

Tarçalır, Erol, Büşra (2019) Zor Balık. İstanbul: Sev Yayıncılık Eğitim ve Ticaret A.Ş.

Bu yazıyı paylaşın
Scroll to Top