Semanur Ağca
Giriş
Çocuk ve gençlik edebiyatı, yalnızca çocukların dil gelişimine ve hayal gücüne katkı sunmakla kalmayıp aynı zamanda toplumsal sorunları çocukların anlayabileceği düzeyde ele alarak onlara farklı bakış açıları kazandıran önemli bir kültürel alan olarak değerlendirilmektedir. Bu bağlamda, zorbalık olgusu son yıllarda hem uluslararası düzeyde hem de Türkiye’de çocuk ve gençlik edebiyatının önemli çalışma alanlarından biri hâline gelmiştir. Okullarda yaşanan akran zorbalığı, yalnızca mağdurların psikolojik ve akademik gelişimlerini olumsuz etkilemekle kalmamakta, aynı zamanda okul iklimini, öğretmen–öğrenci ilişkilerini ve toplumsal barışı da tehdit eden ciddi bir problem olarak görülmektedir (Craig/Pepler/Blais, 2007). Bu nedenle çocuklara hitap eden edebi ürünlerde zorbalığın işleniş biçimi, hem pedagojik hem de toplumsal açıdan önem arz etmektedir.
Zorbalığın farklı türleri bulunmakla birlikte, özellikle eğitim ortamlarında en yaygın karşılaşılan biçimi akran zorbalığıdır. Akran zorbalığı en genel anlamıyla, bir ya da birden fazla öğrencinin, kendilerinden daha güçsüz akranlarını bilinçli, sistematik ve tekrarlayan davranışlarla hedef alması sonucunda ortaya çıkan, mağdurun kendisini savunmakta yetersiz kaldığı bir saldırganlık biçimi olarak tanımlanmaktadır (Smith, 2016: 519; Evler/Aksoy, 2025: 44). Bu tanım, zorbalığın yalnızca bireysel bir sorun olmadığını, aynı zamanda yapısal ve toplumsal yönleri bulunan çok boyutlu bir olgu olduğunu ortaya koymaktadır. Çocuk edebiyatı eserleri bu açıdan değerlidir çünkü çocuk okurlar, kitaplarda karşılaştıkları karakterler aracılığıyla zorbalıkla baş etme yollarını bulabilmekte, empati geliştirebilmekte ve toplumsal duyarlılık kazanabilmektedir (Özbek/Taneri/Şahin vd., 2019: 2094).
Zorbalığın yalnızca bireysel bir sorun değil, toplumsal ve kültürel boyutları da olan bir olgu olduğunun altını çizen bu yaklaşım, çocuk edebiyatı eserlerinin önemini ortaya koymaktadır. Bu çerçevede, Türkiye’de çocuk ve gençlik edebiyatı alanında son yirmi yılda yaşanan gelişmeler, zorbalık temasının giderek daha görünür ve işlenir hâle gelmesine zemin hazırlamıştır. Çeşitli yayınevleri, yalnızca klasik çocuk kitaplarını değil, aynı zamanda güncel toplumsal sorunları ele alan nitelikli eserler de yayımlamaktadır. Bu noktada zorbalık temasının çocuk edebiyatında giderek daha fazla yer bulduğu görülmektedir. Bu değişim, toplumsal soruna duyarlı bir edebiyat üretimini özendiren “sorun odaklı çocuk edebiyatı” yaklaşımıyla da koşuttur. Bu yaklaşım kapsamında ölüm, göç, boşanma, cinsellik, ırkçılık, madde bağımlılığı gibi temalarla birlikte akran zorbalığı da çocuk edebiyatında ele alınan konular arasına dâhil edilmiştir. Ayrıca son yıllarda Türkiye’de siber zorbalık ve göç temelli zorbalık gibi yeni alt türlerin de edebiyatta işlenmeye başlandığı dikkat çekmektedir (Evler/Aksoy, 2025: 46-47).
Bu gelişmeler, çocuk edebiyatında zorbalık temasının ne şekilde işlendiğinin sistematik olarak incelenmesini gerekli kılmaktadır. Bu çalışma kapsamında, Türkiye’de çocuk edebiyatı alanında öne çıkan üç yayınevi — Can Çocuk, Günışığı Kitaplığı ve Redhouse Kidz — örneklem olarak seçilmiştir. Çalışmada, söz konusu yayınevlerinin katalogları “zorbalık” anahtar kelimesi üzerinden incelenmiştir. Böylece yayınevlerinin kataloglarında yer alan kitap tanıtım metinleri ile belirtilen tema ve alt temalar esas alınarak bir değerlendirme yapılmıştır. Araştırmanın temel amacı, bu yayınevlerinin yayınladığı çocuk ve gençlik kitaplarında “zorbalık” temasının ne ölçüde işlendiğini ortaya koymaktır. Bu çerçevede aşağıdaki sorulara yanıt aranmıştır:
- Seçilen yayınevlerinde zorbalık temasını işleyen kaç kitap yayımlanmıştır?
- Bu kitaplar telif mi yoksa çeviri eserleri midir?
- Kitapların yayın yıllarına göre dağılımı nasıldır ve hangi yıllarda yoğunlaşma görülmektedir?
- Kitaplarda öne çıkan tema ve alt temalar nelerdir (örneğin siber zorbalık, fiziksel görünüş temelli zorbalık, göç bağlamında zorbalık)?
- Kitapların hedeflediği yaş grubu veya hedeflenen sınıf düzeyi hangi farklılıkları göstermektedir?
Bu araştırmanın önemi, zorbalık temasının çocuk ve gençlik edebiyatındaki temsilini üç seçili yayınevi üzerinden görünür kılmasında yatmaktadır. Ancak daha bütüncül ve sistematik bir tablo ortaya koyabilmek için Türkiye’de faaliyet gösteren tüm yayınevlerinin incelenmesi ve örneklem yelpazesinin genişletilmesi gerekmektedir. Bu çalışmada yapılan sınırlı seçim, konuya ilişkin genel bir yaklaşım sunmakla birlikte, daha kapsamlı araştırmalar için başlangıç niteliği taşımaktadır. Ayrıca telif ve çeviri eserlerin birlikte ele alınması, bir yandan Türkiye’deki çocuk edebiyatının özgün katkılarını, diğer yandan küresel yayın politikalarıyla kurduğu etkileşimi ortaya koyması açısından dikkate değerdir. Böylelikle edebiyatın çocuklarda empati, kapsayıcılık ve barış kültürünü geliştirme potansiyeli daha derinlikli bir biçimde anlaşılabilecek ve gelecekteki akademik çalışmalara yön verebilecektir.
Bu genel çerçevenin ardından, çalışmada ilk olarak Can Çocuk Yayınları kataloğunda yer alan zorbalık temalı eserler ele alınmıştır. Aşağıda bu yayınevine ait kitaplar ve öne çıkan temalar sunulmaktadır.
Can Çocuk Yayınları
- Mira (Tina Vallès, 2025, çeviri): Özgüven, arkadaşlık, aile ilişkileri ve zorbalıkla baş etme temaları, 10–12 yaş.
- Elmer ve Büyük Kuş (David McKee, 2025, çeviri): Hayvanların işbirliğiyle zorba bir kuşa karşı duruşu, 4–6 yaş.
- D’nin Mektupları (Nazlı Deniz Güler, 2025, telif): Arkadaşlık, aile iletişimi ve zorbalık, 7–9 yaş.
- E’nin Problemleri (Nazlı Deniz Güler, 2025, telif): Matematik, özgüven ve zorbalıkla baş etme, 7–9 yaş.
- Kurt (Saša Stanišic, 2025, çeviri): Dayanışma, arkadaşlık ve okul kampında zorbalık, 11–13 yaş.
- Lilo (Inés Garland, 2024, çeviri): Hayvan sevgisi, yas, siber zorbalık, 10–12 yaş.
- Oyuncaklı Alfabe (Aslı Tohumcu, 2024, telif): Farklılıklar, toplumsal cinsiyet eşitliği ve zorbalık, 7–9 yaş.
- Ninesinin Şifacısı (Barbara Kosmowska, 2024, çeviri): Büyüme, hayal gücü ve zorbalık, 9–11 yaş.
- Korkunç General (Jozua Douglas, 2022, çeviri): Macera, demokrasi ve zorbalıkla baş etme, 9–11 yaş.
- Ü Avazı Çıktığı Kadar Bağırdı (Alp Gökalp, 2025, telif): Fantastik anlatı, hoşgörü, okul hayatı, 7–9 yaş.
- Gökte Bir Tekne (Quentin Blake, 2021, çeviri): Dayanışma, göç, çevre sorunları ve zorbalık, 4–6 yaş.
- Çözüm Bakanlığı (Sanne Rooseboom, 2025, çeviri): Dostluk, farklılıklar ve zorbalıkla baş etme, 9–11 yaş.
- Akkuzu Karakuzu ve Kargalar (Stefano Bordiglioni, 2025, çeviri): Dayanışma ve farklılıklarla zorbalığa karşı duruş, 5–7 yaş.
- Çevrimiçinde Şerafettin (Seza Kutlar Aksoy, 2025, telif): Yeni okulda uyum süreci ve akran zorbalığı, 9–11 yaş.
- Sen, Ben, Elma Ağacı (Sevim Ak, 2024, telif): Arkadaşlık, aile, göç ve savaş bağlamında zorbalık, 10–12 yaş.
Can Yayınları’nın çocuk kitapları kataloğundaki toplam 1043 eser arasında yalnızca 15 kitabın doğrudan “zorbalık” temasını işlemesi, bu temanın yayınevinin genel üretimi içinde sınırlı bir yer tuttuğunu göstermektedir. Zorbalık olgusu, çocukların sosyal-duygusal gelişiminde kritik bir yer tutmakla birlikte, bu eserlerde tek başına değil, arkadaşlık, aile ilişkileri, özgüven, farklılıklarla baş etme, dayanışma, hoşgörü ve toplumsal adalet gibi alt temalarla bütünleştirilerek sunulmaktadır. Böylelikle çocukların yaşantılarında sıkça karşılaştıkları sorunlar yalnızca bir problem olarak değil, aynı zamanda bir gelişim fırsatı olarak da kurgulanmaktadır.
Eserlerin üretim biçimine bakıldığında, kitapların 9’unun çeviri, 6’sının ise telif olduğu görülmektedir. Bu denge, zorbalığın evrensel bir mesele olduğunu kanıtlamaktadır. Uluslararası edebiyatın güçlü örnekleri (Elmer ve Büyük Kuş, Gökte Bir Tekne, Korkunç General, Lilo gibi) evrensel zorbalık deneyimlerini çocuklara aktarırken, yerli yazarların eserleri (D’nin Mektupları, E’nin Problemleri, Oyuncaklı Alfabe, Çevrimiçinde Şerafettin, Sen, Ben, Elma Ağacı) çocukların Türkiye’deki gündelik yaşam pratikleriyle doğrudan ilişki kurmaktadır. Bu durum, çocuğun kendi kültürel bağlamında zorbalığı deneyimlemesine ve çözüm yollarını görmesine imkân tanımaktadır.
Yaş gruplarına göre dağılım incelendiğinde farklı bir tablo ortaya çıkmaktadır. 4–6 yaş grubuna yönelik kitaplarda zorbalık, çoğunlukla metaforik ve dolaylı anlatım biçimleriyle ele alınmakta; hayvan karakterler ya da fantastik öğeler üzerinden konu edilmektedir. Elmer ve Büyük Kuş’ta kuşların zorbalığa maruz kalması ya da Gökte Bir Tekne’de farklılıkların yol açtığı uyumsuzlukların işbirliği aracılığıyla çözülmesi bu duruma örnek olarak gösterilebilir. 7–9 yaş grubunda ise zorbalık doğrudan okul, arkadaş çevresi ve aile ilişkileri üzerinden işlenmektedir. D’nin Mektupları, E’nin Problemleri ve Oyuncaklı Alfabe gibi eserlerde akran zorbalığı, sıradan okul yaşamının bir parçası olarak ele alınırken, çocukların sorun çözme, kendini tanıma ve duygularıyla baş etme becerileri ön plana çıkarılmaktadır. Bu yaş grubunda dikkat çeken bir diğer yön, hayal gücü ve yaratıcılığın zorbalık karşısında bir savunma mekanizması olarak sunulmasıdır.
10–12 yaş grubuna hitap eden kitaplarda ise zorbalık artık daha karmaşık toplumsal sorunlarla kesişmektedir. Mira ve Sen, Ben, Elma Ağacı gibi eserlerde akran zorbalığının yanında göç, savaş, sosyal farklılıklar ve toplumsal adalet meseleleri öne çıkmakta; Lilo ve Çevrimiçinde Şerafettin gibi örneklerde ise çağın güncel sorunlarından biri olan siber zorbalık işlenmektedir. Bu durum, çocuk edebiyatının yalnızca bireysel yaşantılarla sınırlı kalmadığını, aynı zamanda dijital çağın sorunlarını ve küresel meseleleri de gündeme taşıdığını göstermektedir. 11–13 yaş grubuna yönelik Kurt gibi kitaplarda ise özellikle okul kampları ve doğa sporları gibi toplu etkinlikler aracılığıyla zorbalık temsilleri aktarılmakta, çözüm olarak dayanışma, cesaret ve grup bilinci vurgulanmaktadır.
Tema çeşitliliği açısından bakıldığında zorbalık çok yönlü bir şekilde işlenmektedir. Akran zorbalığı en baskın alt tema olarak öne çıkmaktadır ve özellikle okul bağlamında farklılıklardan kaynaklanan çatışmalara dikkat çekilmektedir. Zorbalıkla baş etme teması neredeyse her kitapta çözüm üretme, dayanışma, hoşgörü ve işbirliğiyle ilişkilendirilmiştir. Siber zorbalık, dijital çağın çocukları için önemli bir alt tema olarak Lilo ve Çevrimiçinde Şerafettin’de ele alınmakta, internetin ve yeni okul ortamlarının getirdiği risklere dikkat çekilmektedir. Dış görünüş temelli zorbalık (Ü Avazı Çıktığı Kadar Bağırdı gibi kitaplarda) farklılıkların toplumsal algılarla birleşerek nasıl bir dışlanma kaynağı haline gelebileceğini göstermektedir. Ayrıca toplumsal cinsiyet eşitliği (Oyuncaklı Alfabe), göçmenlik ve savaş (Sen, Ben, Elma Ağacı, Gökte Bir Tekne), çocuk işçiliği ve çevre sorunları (Gökte Bir Tekne) gibi alt temalar da zorbalıkla iç içe aktarılmakta, çocukların yalnızca bireysel değil, aynı zamanda toplumsal bilinç geliştirmelerine katkı sağlanmaktadır.
Sonuç olarak Can Yayınları’nın seçkisinde yer alan kitaplarda zorbalık teması, yalnızca mağduriyet ya da çatışma üzerinden değil, aynı zamanda çözüm üretme, dayanışma, hoşgörü ve özgüven gibi kavramlarla birlikte ele alınmaktadır. Çocuk karakterlerin farklılıklarla bir arada yaşamayı öğrenmeleri, sorunlarla baş etmeleri ve adalet arayışına yönelmeleri öne çıkan unsurlar arasında yer almaktadır. Bu bağlamda eserlerde, zorbalık karşısında yalnız kalmama, topluluk desteğiyle güçlenme ve bireysel direncin önem kazanması gibi temaların işlendiği görülmektedir. Ayrıca hikâyelerde çatışmaların çözümünde işbirliği ve anlayışın vurgulanması, çocuk edebiyatında zorbalık temasının çok yönlü biçimlerde kurgulandığını göstermektedir.
Bu değerlendirmelerin ardından, ikinci aşamada Günışığı Kitaplığı kataloğu ele alınmıştır. Aşağıda yayınevinin farklı yaş gruplarına hitap eden ve zorbalık temasını çeşitli bağlamlarda işleyen eserleri yer almaktadır.
Günışığı Kitaplığı
- İçimdeki Okyanus (Sally J. Pla, 2025, çeviri): Yaz tatili, otizm, baba-kız ilişkisi ve zorbalık temaları; 5–8. sınıflar.
- Gurur ve Utanç (Brigitte Labbé, 2025, çeviri): Duygular, dürüstlük, sorumluluk ve zorbalık üzerine felsefi bir yaklaşım; 4–6. sınıflar.
- Rüzgâr Kapanı (Victoria Williamson, 2024, çeviri): Engelli yaşamı, bilim, kardeşlik, işaret dili ve dayanışma; 6. sınıftan lise düzeyine.
- Her Şeyi Gördüm (Irmak Zileli, 2024, telif): Okul yaşamı, tanıklık, mektup, korku, kimlik ve zorbalık; 6. sınıftan lise düzeyine.
- Uzak Dünyalar (Doğu Yücel, 2023, telif): Fantastik bir macerada zorbaya kafa tutma ve kozmik bir sırrı çözme; 6. sınıftan lise düzeyine.
- Kuzeyde Bir Yaz (Kirsten Boie, 2022/2025, çeviri): Yaz tatili, kardeşlik, kırsal yaşam, önyargı ve zorbalık; 5–8. sınıflar.
- Turne Dedektifleri (Sevgi Saygı, 2019/2024, telif): Tiyatro, festival, down sendromu ve dedektiflik; 4–6. sınıflar.
- Oyuncağın Sırrı (Bianca Pitzorno, 2019, çeviri): Arkadaşlık, sihir, adalet ve zorbalık; 2–3. sınıflar.
- Elde Var Hikâye (Tarık Dursun K., 2015/2020, telif): Öğretmen, aile, Ege yaşamı ve zorbalık; 6. sınıftan lise düzeyine.
- Gizemli Günler (Sevgi Saygı, 2013/2023, telif): Klonlama, bilgisayar, ergenlik ve zorbalık; 4–6. sınıflar.
- Hödük, Güdük, Bir de Bıdık, Rap Rap Rap! (İsmet Bertan, 2012/2024, telif): Hayvanlar, dayanışma ve zorbalık; 3–5. sınıflar.
- Baykuş Yemini (Yeşim Saygın, 2012/2024, telif): Macera, deniz feneri, dedektiflik ve zorbalık; 4–6. sınıflar.
- Suçlu (Magali Wiéner, 2011, çeviri): Aşk, müzik, suç, özgürlük ve zorbalık; lise düzeyi.
- Amcama Neler Oluyor? (Sevgi Saygı, 2011/2023, telif): Teknoloji, okul yaşamı, kardeşlik ve zorbalık; 4–6. sınıflar.
- Gücünü Yitiren Kral (Pakize Özcan, 2011/2025, telif): Hayvanlar, yönetim, adalet ve zorbalık; 2–3. sınıflar.
- Babam Nereye Gitti? (Sevgi Saygı, 2009/2023, telif): Günlük tutmak, ergenlik, okul yaşamı ve zorbalık; 4–6. sınıflar.
- Esrarengiz Komşu (Silke Lambeck, 2009/2024, çeviri): Komşuluk, okul yaşamı, dedektiflik ve zorbalık; 3–5. sınıflar.
- Köstebek Kuki (Betül Sayın, 2007/2025, telif): Oyun, arkadaşlık, özür dilemek ve zorbalık; anasınıfı–1. sınıf.
Günışığı Kitaplığı’nın kataloğu incelendiğinde, yayınevinin zorbalık temasını çok yönlü, geniş yaş gruplarına hitap edecek şekilde işlediği görülmektedir. Tabloya göre toplamda 20 kitap, farklı bağlamlarda zorbalık olgusuna yer vermektedir. Bu sayı, Can Yayınları örneğine kıyasla oldukça yüksektir ve Günışığı Kitaplığı’nın çocuk ve gençlik edebiyatında zorbalık temasına daha fazla yer verdiğini göstermektedir.
Kitapların üretim biçimine bakıldığında, zorbalık temalı eserlerin çoğunluğunu telif kitapların oluşturduğu göze çarpmaktadır. Özellikle Sevgi Saygı, Yeşim Saygın, Irmak Zileli, Betül Sayın gibi Türk yazarların kaleme aldığı eserler, yerel kültürün, okul yaşamının ve aile ilişkilerinin ayrıntılarını yansıtarak çocukların gündelik hayatına doğrudan temas etmektedir. Bunun yanında Sally J. Pla, Kirsten Boie, Victoria Williamson, Magali Wiéner gibi yabancı yazarların çeviri eserleri, zorbalığın evrensel boyutunu ortaya koyarak farklı ülkelerin deneyimlerini çocuk edebiyatına taşımaktadır.
Yaş gruplarına göre dağılıma bakıldığında, yayınevinin zorbalık temasını çok geniş bir yelpazede sunduğu dikkat çekmektedir. Anasınıfı ve 1. sınıf öğrencilerine hitap eden Köstebek Kuki gibi kitaplarda oyun, şaka ve arkadaşlık ilişkileri üzerinden basit ama güçlü bir zorbalık farkındalığı yaratılmaktadır. 2–3. sınıflar için hazırlanan Oyuncağın Sırrı ve Gücünü Yitiren Kral gibi eserlerde adalet, sorumluluk, güç dengesi ve dayanışma kavramları öne çıkmakta, bu yaş grubuna uygun alegorik anlatılar kullanılmaktadır. 4–6. sınıflara hitap eden eserlerde (Amcama Neler Oluyor?, Gizemli Günler, Baykuş Yemini, Esrarengiz Komşu, Babam Nereye Gitti?) okul yaşamı, arkadaşlık, kardeşlik, dedektiflik maceraları ve aile ilişkileri çerçevesinde zorbalık işlenmekte, böylece çocukların sosyal çevrelerinde karşılaşabilecekleri sorunlara çözüm arayışları aktarılmaktadır. Ortaokul ve lise gruplarına hitap eden kitaplarda (Her Şeyi Gördüm, Uzak Dünyalar, Rüzgâr Kapanı, İçimdeki Okyanus, Suçlu) ise zorbalık daha karmaşık konularla birlikte ele alınmaktadır: engellilik, otizm, ayrılmış ebeveynler, kimlik, şiddet, sosyal medya, suç ve ceza, önyargı ve toplumsal adalet gibi. Bu çeşitlilik, yayınevinin zorbalığı yalnızca bir çocukluk deneyimi olarak değil, aynı zamanda ergenliğe ve genç yetişkinliğe uzanan bir toplumsal sorun olarak ele aldığını göstermektedir.
Tema çeşitliliği açısından bakıldığında, akran zorbalığının yanında farklı alt temaların öne çıktığı görülmektedir. Engellilik ve farklılıklar (Rüzgâr Kapanı, İçimdeki Okyanus) üzerinden toplumdaki önyargıların ve dışlamaların yarattığı zorbalık biçimleri tartışılmaktadır. Sosyal medya ve dijital yaşam (Kuzeyde Bir Yaz, Turne Dedektifleri) üzerinden yeni kuşakların karşılaştığı güncel risklere dikkat çekilmektedir. Aile içi ilişkiler ve nesillerarası iletişim (Babam Nereye Gitti?, Esrarengiz Komşu) bağlamında, ailevi sorunların çocuklar üzerindeki etkileri ve bu ortamda gelişen zorbalık davranışları işlenmektedir. Adalet ve güç ilişkileri (Gücünü Yitiren Kral, Oyuncağın Sırrı) alegorik bir dille anlatılırken, felsefi boyut (Gurur ve Utanç) duygular, dürüstlük, sorumluluk ve suç-ceza kavramlarıyla birlikte tartışılmaktadır. Ayrıca hayvan hakları (Hödük, Güdük, Bir de Bıdık, Rap Rap Rap!), doğa ve kırsal yaşam (Kuzeyde Bir Yaz), bilimkurgu ve fantastik öğeler (Uzak Dünyalar, Gizemli Günler) zorbalığın işlendiği alanlar arasında yer almaktadır.
Günışığı Kitaplığı’nın zorbalık temalı kitapları, konuyu hem bireysel hem de toplumsal düzeyde ele almakta ve çocukların farklı bağlamlarda zorbalıkla karşılaşabilecekleri durumları çeşitlendirmektedir. Kitaplarda yalnızca zorbalığa maruz kalan çocukların deneyimleri değil, aynı zamanda bu durumla baş etme yöntemleri, dayanışma örnekleri ve adalet arayışları da işlenmektedir. Bu eserlerde çocuk ve genç okurlara empati geliştirme, çözüm yollarını fark etme, farklılıklara saygı duyma ve toplumsal duyarlılık kazanma gibi temalar aktarılmaktadır. Günışığı Kitaplığı’nın seçkisinde zorbalık konusu çok katmanlı biçimde ele alınmakta, yaş gruplarına göre farklılaştırılmış içeriklerle evrensel ve yerel bağlamların bir arada işlendiği bir çerçeve sunulmaktadır.
Günışığı Kitaplığı’na ilişkin bu değerlendirmelerin ardından, çalışmada Redhouse Kidz yayınevinin zorbalık temalı eserleri ele alınmıştır. Aşağıda farklı yaş gruplarına yönelik olarak yayımlanan ve konuyu çeşitli bağlamlarda işleyen kitaplar sıralanmaktadır.
Redhouse Kidz
- Yetiş Kaplan (Özge Bahar Sunar, 2025, telif): Dayanışma, çevre, kabalık ve zorbalıkla baş etme; 1–2. sınıf.
- Kuşbaz (Uğur Altun, 2024, telif): Korkular, hobiler, kimlik ve zorbalık; 1–2. sınıf.
- Albert Einstein’a Göre Dünya (Brigitte Kernel, 2022, çeviri): Okul yaşamı, nesiller arası iletişim, arkadaşlık ve akran zorbalığı; 4–5. sınıf.
- Eliott ve Gizemli Kütüphane (Pascaline Nolot, 2022, çeviri): Kitap sevgisi, hayal gücü, okul yaşamı ve akran zorbalığı; 4–6. sınıf.
- Kaktüs Çiçekleri (Zeynep Alpaslan, 2021, telif): Farklılıklar, arkadaşlık, cesaret ve akran zorbalığı; 4–6. sınıf.
- Zor Balık (Büşra Tarçalır, 2020, telif): Kimlik, güç, arkadaşlık ve zorbalık; 1–2. sınıf.
- Anton Derinlere Dalıyor (Milena Baisch, 2019, çeviri): Yaz tatili, arkadaşlık, birey olma ve zorbalık; 4–6. sınıf.
- Herkes Alfred’e Bakıyor (Johan Unenge, 2017, çeviri): Özgüven, utangaçlık ve zorbalık; okulöncesi.
- Tırtıl Osman’ın Bir Günü (Ayfer Gürdal Ünal, 2021, telif): Günlük tutma, futbol ve zorbalık; 3–4. sınıf.
Redhouse Kidz’in çocuk edebiyatı kataloğu incelendiğinde, zorbalık temasının farklı yaş gruplarına hitap eden dokuz eserle işlendiği görülmektedir. Bu sayı, yayınevinin zorbalığı hem okulöncesinden ilkokulun ilk yıllarına hem de ortaokul düzeyine kadar geniş bir yelpazede ele aldığını göstermektedir. Kitaplarda dikkat çeken temel özellik, zorbalığın yalnızca olumsuz bir deneyim olarak sunulmaması, aynı zamanda dayanışma, birlikte yaşama, arkadaşlık, farklılıkların kabulü ve özgüven gibi olumlu değerlerle ilişkilendirilmesidir.
Yapıtların üretim biçimi açısından bakıldığında, tabloda telif eserlerin öne çıktığı görülmektedir. Özge Bahar Sunar’ın Yetiş Kaplan, Uğur Altun’un Kuşbaz, Zeynep Alpaslan’ın Kaktüs Çiçekleri, Büşra Tarçalır’ın Zor Balık ve Ayfer Gürdal Ünal’ın Tırtıl Osman’ın Bir Günü kitapları, zorbalığı yerli bağlamda, çocukların günlük yaşamına yakın sahnelerle işler. Bu eserlerde hem okul hem de sosyal yaşamda karşılaşılan kaba davranışlar ve dışlamalar ele alınır, çocuklara empati, birlikte çözüm üretme ve hoşgörü gibi değerler kazandırılmaya çalışılır. Çeviri eserler (Albert Einstein’a Göre Dünya, Eliott ve Gizemli Kütüphane, Anton Derinlere Dalıyor, Herkes Alfred’e Bakıyor) ise zorbalığın evrenselliğini gözler önüne serer. Bu eserlerde okul yaşamı, kütüphane, yaz tatili ya da toplumsal roller çerçevesinde akran zorbalığı, özgüven eksikliği ve dışlanma gibi durumlar işlenmektedir.
Yaş gruplarına göre dağılım incelendiğinde, Redhouse Kidz’in zorbalık temasını çok erken yaşlardan itibaren gündeme aldığı görülmektedir. Okulöncesi döneme hitap eden Herkes Alfred’e Bakıyor, utangaçlık ve özgüven sorunları üzerinden zorbalığı sezdirirken, çocukların erken yaşta farklılıkları anlamlandırmasına katkı sunar. 1–2. sınıf seviyesinde (Yetiş Kaplan, Kuşbaz, Zor Balık) zorbalık daha çok kaba davranış, güç kullanımı ve dışlamayla ilişkilendirilir, çözüm yolu olarak arkadaşlık, dayanışma ve birlikte yaşama değerleri öne çıkar. 3–4. sınıf seviyesindeki Tırtıl Osman’ın Bir Günü, okul yaşamı ve futbol üzerinden sıradan gündelik deneyimlerle zorbalık temasını işlerken, öğrencilerin kendi kimliklerini keşfetmesine de alan açar. 4–6. sınıf seviyesindeki eserlerde (Albert Einstein’a Göre Dünya, Eliott ve Gizemli Kütüphane, Kaktüs Çiçekleri, Anton Derinlere Dalıyor) akran zorbalığı farklılıklar, okul ilişkileri, nesillerarası iletişim ve bireyselleşme süreçleriyle bağlantılı olarak aktarılır, çocukların yalnızca bireysel savunma mekanizmaları değil, aynı zamanda kolektif çözüm yolları geliştirmeleri hedeflenir.
Tema çeşitliliği bakımından Redhouse Kidz’in eserleri oldukça zengindir. Akran zorbalığı, özellikle okul yaşamı bağlamında en sık işlenen alt temadır. Birlikte yaşamak ve dayanışma vurgusu, neredeyse her eserde zorbalığa karşı geliştirilen temel çözüm yollarından biri olarak ele alınmaktadır. Özgüven ve utangaçlık (Herkes Alfred’e Bakıyor) üzerinden çocukların kişisel gelişim süreçleri görünür hale gelirken, farklılıkların kabulü ve kim olduğumuzu anlama temaları (Kaktüs Çiçekleri, Kuşbaz, Zor Balık) ile farklı çeşitler sunulur. Ayrıca nesillerarası iletişim (Albert Einstein’a Göre Dünya, Anton Derinlere Dalıyor), sanat ve müzik (Kaktüs Çiçekleri), hayal gücü ve kitap sevgisi (Eliott ve Gizemli Kütüphane) gibi yan temalar, zorbalığın farklı bağlamlarda nasıl deneyimlendiğini gösterir.
Sonuç olarak Redhouse Kidz, zorbalık temasını farklı yönleriyle ele almakta ve bu temayı yalnızca bir sorun alanı olarak değil, aynı zamanda çocukların değerler eğitimi, farklılıkların anlaşılması ve toplumsal yaşamın öğrenilmesi bağlamında işlemektedir. Yayınevinin eserlerinde zorbalık konusu hem bireysel gelişim hem de sosyal duyarlılık çerçevesinde ele alınmakta ve çocukların erken yaşlardan itibaren zorbalıkla baş etme becerileri edinmelerine yönelik içerikler sunulmaktadır.
Sonuç
Üç yayınevinin kataloglarının karşılaştırmalı incelenmesi, yalnızca çocuk edebiyatında zorbalık temasının görünürlüğünü değil, aynı zamanda Türkiye’deki çocuk kitabı üretiminde öne çıkan eğilimleri de ortaya koymaktadır. Zorbalık temasına ilişkin eserlerde görülen çeşitlilik, her yayınevinin farklı yaklaşım ve önceliklerini yansıtmaktadır. Can Yayınları’nda bu tema daha sınırlı sayıda ve seçici biçimde temsil edilirken, Günışığı Kitaplığı’nda toplumsal meselelerle iç içe geçmiş çok katmanlı bir anlatı yapısına, Redhouse Kidz’de ise özellikle erken çocukluk dönemine yönelik değerler odaklı bir yaklaşıma dönüşmektedir.
Bu durum, çocuk edebiyatında zorbalığın yalnızca bir anlatı teması olarak değil, aynı zamanda yayınevlerinin farklı yaklaşım biçimlerini ve içerik tercihlerini görünür kılan bir gösterge olarak ele alınabileceğini ortaya koymaktadır. Örneğin Günışığı Kitaplığı, eserlerinde kimlik, sosyal medya, engellilik ya da göç gibi karmaşık sorunlara eğilerek çocuk ve gençlere yönelik daha eleştirel bir okuma ufku açarken, Redhouse Kidz’in seçkisinde öne çıkan empati, arkadaşlık ve özgüven temaları, çocukların sosyal-duygusal gelişimine yönelik koruyucu bir yaklaşımı yansıtmaktadır.
Bu inceleme kapsamında, seçilen üç yayınevinde toplam 44 kitabın doğrudan ya da dolaylı biçimde zorbalık temasını işlediği belirlenmiştir. Bu eserlerin önemli bir bölümü telif kitaplardan oluşmakta; özellikle Günışığı Kitaplığı ve Redhouse Kidz’in yerli yazarların kaleminden çıkan eserleri öne çıkarken, Can Yayınları’nda telif–çeviri dengesi daha belirgin biçimde gözetilmektedir. Yayın yılları açısından bakıldığında, kitapların çoğunun 2010 sonrası dönemde, özellikle de 2015–2022 yılları arasında yoğunlaştığı görülmektedir. Temalar açısından bakıldığında, akran zorbalığı en baskın alt tema iken, siber zorbalık, fiziksel görünüşe dayalı zorbalık, göç ve savaş bağlamında zorbalık, engellilik ve farklılıkların kabulü gibi temalar da çeşitlilik göstermektedir. Hedeflenen yaş grupları açısından ise Can Yayınları daha geniş bir yaş aralığını kapsarken, Günışığı Kitaplığı ortaokul ve lise düzeyinde toplumsal sorunlara odaklanmakta, Redhouse Kidz ise okulöncesi ve ilkokul seviyesinde sosyal-duygusal gelişimi desteklemektedir. Bu tablo, zorbalık temasının yayınevleri tarafından farklı pedagojik ve toplumsal amaçlarla çeşitlendirilerek işlendiğini ortaya koymaktadır.
Ayrıca bu karşılaştırma, çocuk edebiyatı alanında sistematik veri eksikliğine de işaret etmektedir. Türkiye’de yayınevlerinin kataloglarında zorbalık temasının hangi sıklıkla ve hangi alt temalarla işlendiğine dair kapsamlı bibliyografik çalışmalar oldukça sınırlıdır. Bu nedenle, farklı yayınevleri ve genişletilmiş veri setleri üzerinden yapılacak yeni araştırmalar hem pedagojik içeriklerin analizine hem de çocuk edebiyatında toplumsal sorunların temsiline dair daha bütüncül bir çerçeve sunacaktır.
Sonuç olarak, bu inceleme çocuk edebiyatında zorbalık temasının yalnızca bireysel ya da pedagojik bir mesele değil, aynı zamanda toplumsal bağlamların ve kültürel değerlerin yansıdığı bir alan olduğunu göstermektedir. Yayınevleri arasındaki farklılıklar, zorbalığın hangi alt temalarla ilişkilendirildiğini, hangi yaş gruplarında nasıl kurgulandığını ve hangi çözüm yollarının öne çıkarıldığını belirginleştirmektedir. Bu çeşitlilik, çocuk edebiyatının yalnızca eğitsel bir araç değil, aynı zamanda toplumsal sorunların ele alınması ve tartışılması için bir zemin işlevi gördüğünü ortaya koymaktadır. Dolayısıyla zorbalık temalı çocuk kitaplarının analizi hem çocukların gelişim süreçlerini anlamak hem de edebiyatın toplumsal işlevini değerlendirmek açısından önemli bir araştırma alanı açmaktadır.
Kaynakça
Can Çocuk, Erişim adresi: https://www.canyayinlari.com/can-cocuk?srsltid=AfmBOorPfezs1Ivmm-RPSlp5cDBJW6lQ-lHUmVh1t8TiOJi_k5chjqUD Can Yayınları , 1.09.2025.
Craig, Wendy, Debra Pepleri Julie Blais, J. (2007)”Responding to bullying: What works?” , yay. haz. Espelage & S. Swearer, Bullying in American schools: A social-ecological perspective on prevention and intervention, s.263–286.
Evler, Rukiye, Erol Aksoy (2025) “Sorun Odaklı Çocuk Edebiyatı Yaklaşımı Çerçevesinde Akran Zorbalığı Sorununu Çözmede Bir Kaynak Önerisi: ‘Mucize’”, Çocuk Edebiyat ve Dil Eğitimi Dergisi, Cilt: 8, Sayı: 1, s. 43-61.
Günışığı Kitaplığı, Erişim adresi: https://gunisigikitapligi.com/ Günışığı Kitaplığı , 02.09.2025.
Özbek, Özlem Yeşim, Pervin Oya Taneri ve Nalan Akduman (2019) “Zorbalığı Önlemeye Yardımcı Olabilecek Kitapların Seçiminde Kullanılacak Ölçütlerin Belirlenmesi”, VI th International Eurasian Educational Research Congress Bildiri Kitabı Ejercongress 2019 Conference Proceedings, s.2090-2119.
Redhouse, Erişim adresi: https://www.redhouse.com.tr/ redhouse.com.tr , 02.09.2025.
Smith, Peter K. (2016) “Bullying: Definition, Types, Causes, Consequences and Intervention”, Social and Personality Psychology Compass, Cilt: 10, Sayı: 9, s. 519–532.





