5. Sayı

5. Sayımızda

Dergimizin beşinci sayısı yayımlandı ve siz okurlarıyla buluşuyor! Sözelti; çocuk ve gençlik edebiyatı çerçevesinde inceleme, araştırma, röportaj, tanıtım ve eleştiri yazılarını; çocuk ve gençlik öykülerini, şiirlerini konu alıyor. Çocuk ve gençlik edebiyatını bütün eyleyenleriyle ele almayı hedefleyen dergimiz; yazarların, akademisyenlerin, alan uzmanlarının, araştırmacıların, çevirmenlerin, editörlerin, çizerlerin ve bu alana gönül veren kişilerin çalışmalarını barındırıyor. Beşinci […]

Çizgi Roman Üzerine

Rafael Carpintero Adlandırma Sorunsalı Çizgi roman, kolaylıkla ayırt edilebilen kültürel bir üründür. Herhangi bir okuyucu, çok uç ya da sorun yaratan örnekler karşısında şüpheye düşse de, çizgi roman gördüğünde genellikle onu başka türlerde basılmış eserlerden ayırabilir. Resimli bir kitap, çizgi roman değildir. Gazetede yer alan bir fıkra ya da karikatür de genellikle çizgi roman sayılmaz.

Çocuk Edebiyatında (Çeviri) Çizgi Roman Tartışmaları: “Çöplük Kitaplar” ve “Zararlı Yayınlar”

Büşra Yaman Giriş “İlkokulda haylazdım. Derste sürekli Volkan, Zagor, Mister No okuyordum… Derken bir gün öğretmenime yakalandım. Allahtan elimde Robin Hood romanı vardı. Allahtan diyorum çünkü elimde bir çizgi roman (pardon Teksas-Tommiks) yakalasa vay bana! Tokadı kodu mu fakir sümüğü gibi yapıştırırdı. Yine de kafama anahtarlığıyla iki üç defa vurup ‘salak’ dedi. Sonra annemi çağırıp

Manga Severler İçin Bir Giriş: Yumuşak Güç Kaynağı Olarak Tara-Çeviri Hareketleri

Zeynep Görgüler Bu çalışmada, yirmi birinci yüzyılda dijital iletişim ağlarının temel bileşenlerinden biri olan internetin, kökeni on yedinci yüzyıla dayanan geleneksel manga sanatını nasıl dönüştürdüğü gündeme taşınmaktadır. Bununla birlikte, ilgili araştırma kapsamında dünyada ve Türkiye’de dolaşıma sokulan tara-çeviri içeriklerinin[1] (dijital ağlarda yapılan manga çevirileri) üretilmesinde ve tüketilmesinde etkili olan ekonomik, kültürel ve toplumsal yapılara değinilmektedir[2].

Senin Adın İsimli Eserde Dikotomik Kimlik Temsilleri

Zeynep Kösteloğlu, Emine Sönmez, Hilal Epik Çocuk ve gençlik edebiyatında masallar ve hikâyelerin yanında çizgi romanlar ve onlardan uyarlanan filmler de önemli bir yere sahiptir. Japon kültüründen yapılan anime ve mangalar da çizgi roman ve animasyonun bir ürünüdür. Gerçek yaşamla fantastik yaşamı kurgulayarak okura ve izleyiciye geniş bir bakış açısı sağlar. Bu çalışmada çok yönlü

Miyazaki’nin Yürüyen Şatosu’nda Psikososyal Gelişim Kuramının İncelenmesi

Gizem E. Bulut Kalp Ağır Bir Yüktür[1] Anime, Japon sanatçılar tarafından oluşturulan animasyon filmleridir. Kaynağını Japon çizgi romanı olan mangalardan, Japon mitolojisinden ve geleneklerinden alan animeler olduğu gibi farklı kültürler de animelere kaynaklık edebilmektedir. Uyarlama animelerin senaryolarına, Japonların günlük yaşayışlarını yansıtacak eklemeler yapılır. İlk Japon animasyonu, 1907 yılında yapıldığı tahmin edilen Katsudo Sashin’dir (Şan Telci

Erken Cumhuriyet Dönemi Türk Edebiyatı’nda Çocuk ve Çocukluk

Fatih İkiz Çocuk edebiyatının geçmişte edebiyat dizgesi içinde bağımsız bir alan mı yoksa aynı dizge içerisinde ikincil bir ürün mü olduğuna dair görüş ayrılıkları olmuş olsa da günümüzde edebiyat dizgesi içinde bağımsız bir alan olarak kendine yer edindiği tartışmasız bir gerçektir. Matbaanın icadı, coğrafi keşifler ve sonrasında günümüz devletlerinin temellerinin atıldığı modernite ile hayatımıza giren

Fantastiğin Politik ve Toplumsal İşlevi

Yasemin Yılmaz Batı edebiyat kanonunda klasik masalların değerini ve yazınsal nitelikleri açısından önemini reddetmeyen, bununla birlikte 19. yüzyıldan itibaren önem kazanmaya başlayan masalların yeniden yazım pratiklerini gerekli ve kaçınılmaz gören masal araştırmacısı ve folklör uzmanı John Zipes, gerek klasik gerek yeniden yazılan masallarda kullanılan fantastik öğelerin toplumsal ve politik bir işlevi olduğunu iddia eder. Fairy

Antropogonik Mitlerden Mitopoetik ve Ekokritik Bir Söyleme: The Swamp Thing

Melisa Ayşegül ÇAL                                                                                    “Eve geri dönmek diye bir şey yok.”                                                                               “Şimdi dehşet neredeyse evimiz de orası.” Dünya anlatılara, anlatılar bireye, bireyin kaderi ise dehşete yazgılı. Kişinin birey olma yolundaki yolculuğu evin terki ile başlamakta ve yaşamına dair iletileri yaratım süreci, tekrar ve tekrar bu yolculuk içerisinde kodlanmaktadır. Yazgının ağlarını başına bir bir

metin, poz, eski, kara kalem içeren bir resim Açıklama otomatik olarak oluşturuldu

Çağdaş Çocuk Kültüründe Çizgi Roman, Manga ve Grafik Romanlar

Bernd Dolle-Weinkauff Neredeyse hiçbir popüler edebiyat türü, son otuz yılda çizgi roman kadar derin bir değişim geçirmemiştir. Bu değişim taleplerin biçiminin ve yöneliminin kökten ve sürekli değişimini değil, çizgi romanların hedef kitlesi ve izleyicileri tarafından ciddi değişikliklere yol açan bir değişimi kapsar. Bunun etkisiyle birlikte çocuk ve gençlik edebiyatında özel bir bakış açısı kazanılır. Yeni

Almanca ve Türkçe Çizgi Romanlar Alman ve Türk Yazınında Geçmişten Günümüze Karşılaştırmalı Çizgi Roman Tarihi

Hikmet Asutay Selma Akol Özet “Comics” kavramı, birbirini takip eden kısa grafik-çizim ya da resimlerle anlatılan, genellikle çizgi-öykü anlatılarından ortaya çıkmış bir kavramdır. Söz konusu bu kısa görselli öykü kutucuklarına “Comic Strips” ismi verilir. Sayısız mizahi dizinin yanı sıra siyasi, şiddeti yücelten ya da toplumsal içerikli her türden çizgi roman bulunmaktadır. Farklı konulara sahip olan

Elveda Sarı Tuğlalı Yol: Çocuk Edebiyatında Ev Mitolojisine Yönelik bir Meydan Okuma

Melissa B. Wilson, Kathy G. Short Özet Ev miti, çocuk edebiyatını yetişkin romanlarından farklı kılan öğedir (Wolf 1990). Nodelman ve Reimer (The Pleasures of Children’s Literature, 2003), “ev/kaçış/ev örüntüsünün, çocuk edebiyatında en yaygın olay örgüsü olduğunu, evini terk eden gençleri konu alan yetişkin kurgusunun ise genellikle çocuğun kalmayı seçmesiyle sonuçlandığını” belirtir. (s. 197-198). Amerika Birleşik

Öğrencilerin Gözünden Çağdaş Edebiyat

M. Isabelle HALL Meslek hayatım boyunca beni büyüleyen en büyük olay English Leaflet’in Ekim ayı sayısında çıkan ve Louise Rosenblatt tarafından yazılan ‘Başyapıtlar Arasındaki Çağdaş Eserler’ adlı makaleyi okumak oldu. Ergenlerin kitap okumasına yönelik olan bu müthiş yazıda dikkatimi en çok çeken ifade şu oldu: Ergenler tarafından ne tür kitapların okunması gerektiğine yönelik yapılacak doğru

Büyük Fetihler Vaat Eden Bir Mazoşizm: Peri Masalları ve Çocuk Edebiyatı Üzerine Simone de Beauvoir’ın Düşünceleri

Christine Shojaei Kawan Çocuk edebiyatı güçlü bir endoktrinasyon aracıdır. Ancak endoktrinasyonun kendisinin insanlar üzerindeki etkisi bakımından mutlak bir güce sahip olduğu söylenemez. Endoktrinasyondan neredeyse tamamen kaçmayı başarabilen kişilerden biri de Simone de Beauvoir olmuştur. Simone de Beauvoir, katı bir Katolik orta sınıf ailenin iki kızının büyüğü olarak Paris’te doğup büyüdü. Annesi tutkulu bir okur, babasıysa

S/sağır ve/ya İşitme Engelli Çocuklara Yönelik İşaret Dili Çevirisi: Selim’in Maceraları

Dergimizin bu bölümünde 2019 yılında “Ana Dili İşaret Dili Olan Çocukları Türkçe Çocuk Edebiyatı Yazarlarının Eserleriyle Buluşturmak İçin Pilot Proje” adlı çalışmada baş koordinatör ve yazar olarak Prof. Dr. Necdet Neydim; araştırmacı ve projenin pek çok sürecinde aktif görev alan Ayşe Şirin Okyayuz; projenin çeviri koordinatörü Berrak Fetahna Fırat ve yapıtların işaret dilinde anlatımını gerçekleştiren

Dolaptaki Canavar

Lena yatakta uzanırken bir anda oyuncak ayısına sıkıca sarıldı. Nefesini tutarak karanlığı dinlemeye koyuldu. Bir ses duymuştu. Bir şapırtı, bir höpürtü, bir lıkırtı ve bir de gurultu sesi. Dişsiz bir canavarın zehirli olan yeşil sarı salyalarını burnuna çekmesi gibi bir sesti bu. Lena’nın kalbi vahşi bir midilli sürüsü gibi atmaktaydı. Canavar, kesinlikle onun kalp atışlarını

Makarna Yerine Pizza

Kuzey aslında kavgacı bir çocuk değildi. Fakat 12 yaşında olduğu için bazen sinirlerine hakim olamıyordu. O zaman da önüne ne çıkarsa kırıp geçiyordu. Üstelik boyu sınıfındaki diğer çocuklardan daha kısaydı. Kuzey, sınıfın ona takmış olduğu lakabıyla “bücür” dü ve doktorların bile nedenini bilemediği ufaklıktaydı. Doktorların Kuzey’e büyüme hormonu vermeleri de fayda etmemişti. Kuzey’in annesi henüz

error: İçerik koruma altındadır!!
Scroll to Top